Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/14686 E. 2012/18636 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14686
- Karar No
- 2012/18636
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :252-123 Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğu süre nazara alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi uyarınca; anılan kanun kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığının temel ve ön koşulu “kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma” olup, aynı Kanun’un (a) ve (b) bentlerinde “gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri”, “gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların Esnaf ve Sanatkârlar sicilinden veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği” tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmekte ise de; gelir vergisi, meslek kuruluşu ve Esnaf Sanatkârlar sicili kayıtları, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı, gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmektedir ve aksinin taraflarca ispatı mümkündür. Somut olayda; davacının, 21.05.1984 – 31.12.1985 ve 04.02.1987 – 15.03.1993 tarihleri arasında vergi kaydı, 05.05.1999 – 18.08.2005 tarihleri arasında Motorlu Taşıt Araçları Şoförler Odası ve 14.05.1999 – 15.08.2005 tarihleri arasında da Esnaf ve Sanatkârlar Sicil kaydı bulunmaktadır. Söz konusu vergi kaydına istinaden 11.06.1987 intikalli bildirge ile davacının 21.05.1984 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur tescili yapılmıştır. Sigortalılığı uyuşmazlık konusu yapılmadan devam ederken, davalı Kurum tarafından 2009 yılında yapılan işlemle sigortalılığı yeniden düzenlenerek; herhangi bir vergi, oda veya sicil kaydı bulunmayan 16.03.1993 – 05.05.1999 tarihleri arasındaki sigortalılığı iptal edilmiştir. Bunun üzerine açtığı eldeki davada; davacı, iptal edilen anılan dönem primlerini ödediği gerekçesiyle sigortalı olduğu iddiasıyla 18.12.2008 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davacının iyiniyetle ve af kapsamında prim ödediğinden bahisle davanın kabulü ile istem hüküm altına alınmıştır. Ancak, uyuşmazlığa ve kabule konu 16.03.1993 – 05.05.1999 tarihleri arasındaki döneme ait sigorta primlerinin icra tehdidi altında veya af kanunu kapsamında ödenip ödenmediği anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davacının anılan dönemde kendi nam ve hesabın çalışmasını ispat edememesi ve 5510 sayılı Kanunun Geçici 24’üncü maddesi kapsamında yapılandırma yoluyla geçmişe dönük prim ödemesinin sigortalılık hakkı kazandırmayacağı nazara alınarak, davacının anılan dönem primlerini hangi tarihlerde ve nasıl ödediği yöntemince araştırılıp, toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.