Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/14013 E. 2012/26539 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14013
- Karar No
- 2012/26539
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2007/735-2012/368 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dava, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesinin “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Dava, davalı işverene ait işyerinde, geçen 03.03.2006-15.04.2007 tarihleri arası dönemde sürekli çalışmanın tespiti istemine ilişkindir. mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuş ise de, tanıkların çalışma olgusu konusundaki beyanları, soyut nitelikte olup herhangi bir somut veriye dayanmadığı görülmekte olup sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır. Şu halde yapılması gereken iş; davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, davacı tarafça davalı yanında iddia edilen tarihler arasında çalışıldığı ve bu çalışma sürelerinin bildirilmediğinin belirtilmesi karşısında, öncelikle, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; bu çalışmalara ilişkin Kurum tespitleri (müfettiş ve yoklama memuru raporları,mahalli denetim tutanakları v.s) sorularak celbedilmeli; komşu işyeri çalışan ve sahipleri zabıta marifetiyle tespit edilerek, re'sen tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, varsa işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli; uyuşmazlık konusu tüm dönemi kapsayan dönem bordroları getirtilerek, uyuşmazlık konusu dönemin bütünü hakkında bilgi sahibi olabilecek diğer bordro tanıklarının dinlenmesi suretiyle çalışma olgusu ile, çalışmanın niteliği somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanmalıdır. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2- Kabule göre de; davacının 03.03.2006-15.04.2007 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı kabul edilmiştir. Oysa davacının hizmet cetveli incelendiğinde 19.03.2007 tarihinde başka işyerine giriş görünmektedir. Bu durumda çakışan sigortalılık söz konusu olup çakışan bu süreler gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.