Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/13907 E. 2012/23720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13907
- Karar No
- 2012/23720
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 754-110 Davacı, davalı TRT Genel Müdürlüğü nezdinde 2004-2010 yılları arasında seslendirme sanatçısı olarak çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulü ile 13.7.2004-24.2.2010 tarihleri arasında 1900 gün çalıştığının tespitine karar vermiştir. Hükmün, davalılar SGK Başkanlığı ve TRT Gen.Müd. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının, 2004-2010 yılları arasında geçtiğini iddia ettiği çalışmalarının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının çalışmaları ile ilgili tüm delillerin toplanmadığı, davacı tanıklarının bile aksi yönde beyanı bulunmasına rağmen, çalışmaların gerekçe gösterilmeden tam zamanlı olarak kabul edildiği, kabule göre de, davada kısmen kabul kararı verilmesine rağmen yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmadığı, vekalet ücretine hükmedilmediği, Devlet Tiyatroları tarafından bildirilen sigortalılık sürelerinin dışlanmadığı ve böylelikle çakışmaya sebebiyet verildiği görüldüğünden, öncelikle Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-130 esas, 2011/150 karar sayılı hükmünde teferruatlı şekilde anlatıldığı üzere, dosyada mevcut tanık beyanları, seslendirme çalışmaları ve diğer deliller gereğince davacının çalışmasının kısmi süreli (part time) çalışma niteliğinde olup olmadığı, bu nitelikte bir çalışma ise, toplamda ayda kaç güne tekabül edecek nitelikte olduğu hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması, böylelikle davacının tespit tarihleri arasında gerçekte kaç gün çalışmış olduğunun tespiti, akabinde ise kısmen kabul kararına göre yargılama giderleri taraflar arasında paylaştırılmalı, davalılar yararına da vekalet ücretine hükmedilmeli, çakışmaya sebebiyet vermemek için davacı adına Devlet Tiyatroları tarafından bildirilen sigortalılık süreleri, verilecek tespit hükmünde dışlanmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar SGK Başkanlığı ve TRT Gen.Müd. Vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan TRT Gen.Müd.'ne iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.