Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/13444 E. 2012/16003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13444
- Karar No
- 2012/16003
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :290-297 Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle taraflar arasındaki sulhun tasdikine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Sulh, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 313 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 313. maddede Sulhun, “görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme” olduğu, “ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda” yapılabileceği, “Dava konusunun dışında kalan hususlar”ın da sulhun kapsamına dâhil edilebileceği ve şarta bağlı sulh anlaşmasının mümkün olduğu belirtilmiş, 314. maddede, hükmün kesinleşmesine kadar sulh anlaşmasının yapılabileceği hüküm altına alınmış, 315. maddenin 1. fıkrasında ise “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde, dava konusu olan tazminat tutarı hakkında, taraflarca, mahkeme huzurunda yapılmış bir sulh anlaşmasının bulunmaması karşısında, davanın sulh ile sona erdiğinden bahsedilemez. Hal böyle olunca, tarafların, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde, 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” hükümlerine göre dava konusu olan uyuşmazlık hakkında mahkeme dışında uzlaşmaları karşısında, davanın konusunun kalmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek, yerine, “1-Davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.