Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/12528 E. 2012/11731 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12528
Karar No
2012/11731
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :184-132 Davacı, 01.04.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, davacıya 01.10.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmiştir. Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinde sayılmış olup anılan maddenin 6. bendinde vekâlet ücretine yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir. Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HUMK m. 417/I c.1). Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m. 417/ I c.2). Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur. Eldeki davada; 01.04.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi talep edildiği halde, 01.10.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmiş olmakla, davacı kısmen haksız çıkmıştır. Bu nedenle de, kısmen haklı çıktığı belirgin olan davalı Kurum lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve davalı Kurumun kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1. bendinin başına “Davanın kısmen kabulüne,” sözcüklerinin eklenmesine, 3. bendin sonuna “Davalı Kurum, davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, yargılama giderinin düzenlendiği 4. bentteki “giderinin” sözcüğünün silinerek, yerine, “giderinden kabul ret oranına göre takdiren 136.50 TL'sinin” sözcük ve rakamlarının yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12528, K. 2012/11731, T. 18.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-12528-e-2012-11731-k-baaff1576d1b