Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/12395 E. 2012/15433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12395
- Karar No
- 2012/15433
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :1-61 Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli aylığın 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malülü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Sigortalının, 10.06.2005 tarihinde, davalı yönetimindeki kamyonun kasanında düşmek suretiyle vefat etmesi sonucu hak sahiplerine 37.601,76 TL peşin değerli ölüm aylığı bağlanmış olup, iş bu rücu davasında Kurum davalıdan kusuru oranına göre tahsilini talep etmiştir. Yargılama aşamasında alınan kusur raporunda davalı olayda %70 oranında kusurlu bulunmuş, Mahkemece; bu kusur oranı dikkate alınarak, Kurum zararının %70’i hüküm altına alınmıştır. Kurum zararının, kusur karşılığının hüküm altına alındığı, dolayısıyla iş bu davadaki talebin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı yararına masraf ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan yer alan “kısmen kabul kısmen reddine” ibaresinin silinerek yerine “Kabulü ile “ ibaresinin yazılmasına; Hüküm fıkrasının fazlaya ilişkin talebin reddine (2) numaralı bendi ile davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin (5) numaralı bendin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına; Hüküm fıkrasının harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin bentlerin 3 ve 4 olan bent numaralarının silinerek yerine sırasıyla 2 ve 3 bent numaralarını yazılmasına; Masraflara ilişkin (6) numaralı bendin silinerek, yerine, “5-Davacı tarafından yapılan 7,00 TL tebligat gideri ve 647,50 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 654,50 TL yargılama giderinin davlıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.