Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/10936 E. 2013/24103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/10936
- Karar No
- 2013/24103
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/1046-2011/603 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılardan Türkerler İnş. Tur. Mad. Enerji Ür. Tic. San. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... Tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada; davacı Kurum, sigortalısının. 04.03.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu Kurum tarafından sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri ve sarf edilen tedavi masrafları nedeniyle uğranılan zararın davalılardan 5510 sayılı Yasanın 23, 21 ve 76. maddelerine dayanılarak teselsül hükümlerine göre rücuan tahsilini istemiştir. Mahkeme, asıl işveren olarak davalı Türkerler İnş. Tur. Mad. Enerji Ür. Tic. San. A.Ş."yi %40. alt işveren olarak davalı ...'yi %40, sigortalıyı %20 kusurlu kabul eden kusur raporunu esas alarak, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi ve (818 sayılı) Borçlar Kanununun 50. maddesine dayanılarak davanın kabulüne dair karar vermiştir. 506 ve 5510 sayılı Kanunlardaki farklı düzenlemeler karşısında, rücuan tazminat davalarının öncelikle yasal dayanağının saptanması zorunlu olup, bunun için de 506 sayılı Yasanın 87. 10 ve 26. maddeleri ile 5510 sayılı Yasanın 12/6, 23, 21. ve 76. maddelerin zaman bakımından uygulanması konusu irdelenmelidir. Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesine ilişkin mevzuatımızda genel bir hüküm bulunmamakta ise de, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve kanunlara karşı güveni sağlamak, kanun koyucunun keyfi davranış ve tasarruflarını önlemek için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre özellikle hukuk güvenliği dikkate alındığında. Özel Hukuk ve Kamu Hukuku alanında kural olarak her kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır, o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da. ilke olarak geçmişe etkilidir. Şu durumda rücuan tazminat davaları bakımından; 5510 sayılı Kanunun anılan maddelerinin 01.10.2008 tarihi öncesinde gerçekleşen kaza ve olaylara uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi. maddenin, yukarıda sıralanan istisnai durumlar kapsamında değerlendirilcmeyeceği de açık olduğundan. 01.10.2008 gününden önce meydana gelen kaza ve olaylara 506 sayılı Kanunun 87, 10. 26. maddeleri, 01.10.2008 tarihinden itibaren gerçekleşen kaza ve olaylara ise 5510 sayılı Kanunun 12/6, 23, 21. ve 76. maddeleri uygulanmalıdır. Anılan yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; somut olayda, davalı Türkerler davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 12/6, 21, 23 ve 76. maddeleridir. 5510 sayılı Yasanın 12/6. maddesinde: "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi. asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur." şeklinde asıl işverenin sorumluluğu düzenlenmiştir. 5510 sayılı Yasanın 23. maddesinde; " Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde. Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir." hükmü öngörülmüş olup, maddenin açık hükmü karşısında; gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Anılan maddeye göre davalı işverenin sorumluluğu kusursuzluk ilkesine dayanmakta olup, zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe giriş bildirgesi yasal süre içerisinde Kuruma verilmemişse ve zararlandırıcı sigorta olayı bu yasal süreden sonra meydana gelmişse Kurumca yapılan sigorta yardımlarından 23. maddeye göre sorumlu tutulması, bu durumda tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden. Borçlar Kanunu nun 43-44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının belirlenmesi gerekecektir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 'İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu" başlıklı 21. maddesinde, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere. Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiştir. Şu durumda. 01.10.2008 tarihinden itibaren gerçekleşen iş kazalarında uygulanması gereken anılan düzenleme karşısında, açılacak rücu davalarında sigortalının/hak sahiplerinin geçek zararları (dış tavan tutarları) yöntemince hesaplanmalı, bağlanan gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile karşılaştırılmalı ve düşük olan miktar/miktarlar rücu alacağına esas alınmalıdır. Dava konusu somut olayda; davalı İnş. Tur. Mad. Enerji Ür. Tic. San. A.Ş. nin Samsun 400 yataklı eğitim Araştırma Hastanesi inşaatı şantiyesinde, sıva, fayans, karo işlerini yüklenen davalı ... nin çalışanı olan sigortalının, olay günü olan 04.03.2009 günü saat 13.00 sırlarında inşaatın birinci katında gırgır vincinin kovasını boşaltırken, zeminde bulunan demirlere takılıp, dengesini kaybetmesi sonucu, birinci kattan zemine ayakları üzerine düşmesi sonucu topuklarında kırıklar oluşacak şekilde yaralanmıştır. Davacı Kurumun dava dilekçesinde, sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulanmasını talep etmesine rağmen, mahkemece. 5510 sayılı Yasanın 8. maddesinde düzenlenen süreler içerisinde sigortalının işe giriş bildiriminin yapılıp yapılmadığı araştırılıp. 5510 sayılı Yasanın 23. madde koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilmeden. 5510 sayılı Yasanın 23. maddesinin koşullarının oluşması halinde işverenin sorumluluğu, kusursuz sorumluluk esasına göre irdelenmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıdaki bilgiler ışığı altında; sigortalının işe giriş bildirgesinin 5510 sayılı Yasanın 8. maddesinde belirtilen süreler içerisinde Kuruma intikal edip etmediği araştırılmalı; sonucuna göre davalılar hakkında 5510 sayılı Yasanın 23. maddesi irdelenmelidir; sigortalının işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma intikal ettiği tespit edilmesi halinde ise, davacı Kurumun talebi içerisinde. 5510 sayılı Yasanın 21. maddesine dayanıldığı da gözetildiğinde, sigortalının gerçek zararı (dış tavan tutarı) yöntemince hesaplanmalıdır. O halde, davacı Kurum vekili ve davalılardan Türkerler İnş. Tur. Mad. Enerji Ür. Tic. San. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Türkerler İnş. Tur. Mad. Enerji Ür. Tic. San. A.Ş.'ye iadesine. 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.