Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6840 E. 2023/12372 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6840
- Karar No
- 2023/12372
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/67 E., 2023/84 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emrinin iptali ve menfi tespit ve istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin anahtar teslimi fabrika inşaatı için ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş. firması ile sözleşme imzaladığını, bu sözleşme kapsamında müteahhit ... firması adına ... sicil numarası ile işyeri açılışı yapıldığını, davalı Kurum tarafından ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş. firmasının ödenmeyen prim borçları nedeniyle davacı şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini, işin anahtar teslimi olarak verilmesi nedeniyle davacı şirket ile bu firma arasında alt işveren/asıl işveren ilişkisinin kurulmadığından prim borcunun davacı şirketten istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı Kurum kayıtlarında borç görünen toplam tutarın ihtirazi kayıtla davalı Kurumun banka hesabına davacı şirketçe 29.07.2016 ve 01.08.2016 tarihlerinde ödenmek zorunda kalındığını, bu ödemenin davalı Kurum nezdinde sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını belirterek, ödeme emirlerinin iptaline, davacı şirketin borcu bulunmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile cebri icra tehdidi karşısında davalıya ihtirazi kayıtla ödenen 291.825,00 TL'nın sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödemenin yapıldığı 29.07.2016 ve 01.08.2016 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli 2016/1323 Esas 2019/130 Karar sayılı kararıyla; 7 günlük hak düşürücü süre içinde davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli 2020/54 Esas 2021/936 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, davacı ... Harç Sanayii ve Ticaret A.Ş.' ne ödeme emrinin tebliğ edilemediği, 26.07.2016 tarihinde ...’na tebliğ edilen ödeme emirlerinin ise davacı şirket adına değil, şirketi temsil ve ilzam sorumluluğuna dayanılarak ... adına düzenlenip tebliğ edildiği, buna göre davacı şirkete usulüne uygun bir ödeme emri tebliğ söz konusu olmadığı halde, Mahkemenin, davaya konu ödeme emirlerinin 26.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 08.08.2016 da 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile ödeme emirlerinin kesinleştiğine dair değerlendirmesinin hatalı bulunduğu, öte yandan, davacı şirket adına, şirket yetkilisi tarafından 29.07.2016 ve 01.08.2016 tarihlerinde ödeme yapıldığına dair dekontlar bulunup, bu tarihin şirket açısından ödeme emrine ıttıla tarihi olup olmadığı araştırılarak, geçersiz tebligatın davacı şirket yönünden bu suretle geçerli hale geldiğinin kabulü durumunda davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi, aksi halde işin esasına girilerek karar verilmesi gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli 2022/157 Esas -2022/346 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece, "davacı ... Harç San. ve Tic. A.Ş.’ne usulüne uygun olarak tebliğ edilen bir ödeme emri bulunmamaktadır. 26.07.2016 tarihinde ...’na tebliğ edilen ödeme emirlerinin ise, davacı şirket adına değil, şirketi temsil ve ilzam sorumluluğuna dayanılarak yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle sorumluluğundan dolayı ... adına düzenlenip tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket adına, şirket yetkilisi tarafından 29.07.2016 ve 01.08.2016 tarihlerinde ödeme yapıldığına dair dekontlar bulunup, bu tarihin şirket açısından ödeme emrine ıttıla tarihi olduğu, geçersiz tebligatın davacı şirket yönünden bu suretle geçerli hale geldiği kabul edildiğinde dahi, davanın 03.08.2016 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş. arasında imzalanan sözleşmelerde; sözleşme konusu işlerin ...'nin denetimi ve nezareti altında yapılacağının, ...'in ... tarafından yapılacak sözleşme çerçevesindeki ikazların gereğini koşulsuz olarak yerine getireceğinin, herhangi bir alt yüklenici sözleşme ve eklerine aykırı iş yaparsa ...'nin yazılı talebi üzerine ...'in alt yüklenici ile yaptığı sözleşmeyi derhal feshedeceğinin, ...'in iş nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin geçici kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın son bakiye ödemeden mahsup edileceğinin, son bakiye bu eksik ödemelere yetmez ise kalan miktarın teminatlar paraya çevrilerek karşılanacağının, varsa kalanının kesin kabul sonrası ...'e geri verileceğinin, ...'in ... primleri ve yürürlükteki İş Kanunu ve mevzuatlarının emrettiği diğer bütün hususları yerine getireceğinin, ...'in iş hukuku mevzuatına uymaması nedeniyle ...'nin herhangi bir tazminat talebi ile karşılaşması veya zarara uğraması halinde ...'e rücu hakkı olduğunun kararlaştırılmış olması, davacı şirketin ... İli Gölbaşı İlçesi Ahiboz 104 ada 1 parsel üzerinde fabrika inşaatı için ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş. firması ile sözleşme imzaladığı, davacı işverenlik tarafından ... sicil numaralı işyerinden kendi adına işçi bildirimi yapılmış olması ve iki şirket arasında imzalanan sözleşmedeki yukarıda zikredilen koşullar dikkate alınarak davacı şirket ile ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş. arasındaki ilişkinin 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi olması nedeniyle ... Endüstriyelin Kuruma olan prim borçlarından davacı şirketin sorumlu olduğu, davacının Kuruma ödediği primleri ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş.ne rücu edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacı ile ... Endüstriyel Taah. Uluslararası Tic. ve San. A.Ş. arasında fabrika inşaatı işine ilişkin anahtar teslimi sözleşme imzalandığını, faaliyet belgesine göre asıl işi “her nevi inşaat ve taahhüt işlerinde kullanılan sıvı harç, çimento katkıları, kireç, alçı, bilimum kimyevi madde esaslı her türlü harcı ve inşaat malzemeleri” (yapı kimyasalları), üretimi olan davacı şirketin, ... , Alçı Üretim Fabrikası, Çimento Bazlı Kuru Karışım Fabrikası, Perlit fabrikası ve Kum fabrikası anahtar teslimi yapım işini üç adet eser sözleşmesi ile ... Endüstriyel Taah. ve Uluslararası Tic. ve San. A.Ş.’ye verdiği, davacı şirketin inşaat işinde kendi işçisini çalıştırmadığı, tüm işlerin sözleşmelerin feshine kadar müteahhit firma ... ve alt işverenlerince üstlenildiğini, asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali ile davacı şirketin Kuruma borçlu olmadığının tespiti, davalı Kuruma ihtirazi kayıtla ödenen 291.825,00 TL’nin istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.