Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/8895 E. 2012/24590 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/8895
Karar No
2012/24590
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :315-246 Dava, itirazın iptaliyle icra inkâr tazminatı hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, kararında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70’inci ve mülga 506 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı Kurum, ... ...Yapı-... ... adlı işyerinden sigortalı olarak bildirim yapılan kişilerin çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığının tesbit edildiğini, bu kişilerin kurumdan sağlık karnesi alıp, sağlık yardımlarından yararlanarak, Kurumu zarara uğrattıklarını, davalı ...'in söz konusu işyerinin muhasebe kayıtlarını tutan kişi olduğunu, bu nedenle kurumu zarara uğratan şahıs hakkında icra takibine geçtiklerini, davalı aleyhine Gaziantep 5.İcra Müdürlüğünün 2008/6708 Esasında işlem gören dosyasında toplam 14.113.53 TL ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının süresi içerisinde bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu izahla, davalının borca vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına karar verilmesini istediği, mahkemece, davalının meydana gelen olayda hiçbir sorumluluğu bulunmadığı kanaatiyle, davanın reddi yönünde hüküm tesis ettiği anlaşılmaktadır. Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında ele alınması gereken bir husustur. Davaya konu uyuşmazlığın, kurum memuru olan davalıların haksız eyleminden kaynaklandığı ileri sürüldüğüne göre davanın yasal dayanağı Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleridir. Hal böyle olunca, davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerektiğinin kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O halde, davacı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8895, K. 2012/24590, T. 04.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-8895-e-2012-24590-k-6c9560568da5