Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/7678 E. 2012/11121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/7678
- Karar No
- 2012/11121
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 713-232
Davacı, davalı Kurumun yaptığı icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 80. maddesinin 12. fıkrasında, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne yer verilmiş olup, davacının, dava dışı şirketteki yönetim kurulu başkanı olarak temsil ve ilzam yetkisinin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 07.08.2009 tarihli yazısı ile şirket yönetime el koyması ile kalkmış olması karşısında; davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı dönemdeki prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığına yönelik mahkemenin kabulü isabetli ise de; 2010 yılı 1, 2 ve 3. aylara ait ödenmeyen prim borçlarından dolayı, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı şirket aleyhine yapılan icra takip dosyasından; davacıya, davaya konu ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve davacının kendisine yönelik takibin iptalini talep etmesi karşısında; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinin 1. fıkrasının “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne aykırı olarak, talep aşılarak, anılan takip dosyasında borçlu sıfatına sahip olan dava dışı şirket yönünden de takibin iptali sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün fıkrasının 1. bendinin silinerek yerine “1- Kurumun 2010/27260 sayılı takip dosyası üzerinden davacıya yönelik yaptığı icra takibinin iptaline” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.