Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/6264 E. 2012/9454 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/6264
- Karar No
- 2012/9454
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :27-281 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalılardan işveren şirkete ait damacana ile su ticareti işyerinde 11.12.2002 – 27.08.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı iddiasıyla diğer davalı Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir. Dosya kapsamından; davacının, 27.08.2003 tarihinde işe girdiğine ilişkin işe giriş bildirgesi ile 28.02.2005 tarihine kadar davalı işyerinden çalışmalarının tam bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 22.12.2002 – 27.08.2003 tarihleri arasında toplam 247 günlük çalışmasının tespitine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Davacının 27.08.2003 tarihinde işe girdiğine ilişkin süresinde Kurum kayıtlarına intikal eden ve davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi bulunmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen bordro tanıklarından ... ... ... ve ... ile komşu işyeri çalışanı ...; davacının, 2002 yılının son aylarında, ... ile komşu işyeri çalışanları ... ve ... ise; Eylül 2003 de işe girdiğini beyan etmişlerdir. Bu nedenle; işe giriş bildirgesi ile tanık beyanları ve tanıkların kendi beyanları arasındaki açık çelişki giderilerek, hangi tanık beyanlarına neden üstünlük tanındığı açıklanmalı, dönem bordrolarında yer alan diğer çalışanlar ile gerekirse kolluk vasıtasıyla tespit edilecek komşu işyeri işveren ve bordrolarında kayıtlı kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ....'ye iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.