Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/3252 E. 2012/7575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3252
Karar No
2012/7575
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :615-710 Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri gereğince tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava; 16.09.2003 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı ...'ın hak sahibine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işveren ile 3. şahıstan tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesi ile yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi; rücuan tazmine ilişkin düzenlemenin, yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce meydana gelen olay ve ilişkilere uygulanmasını gerektirir istisnai durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleridir. Dava konusu zararlandırıcı sigorta olayının oluşunda her iki madde koşullarının oluştuğu yönündeki mahkeme kararı yerinde ise de davalılardan ..., 506 sayılı Yasanın 26/2. maddesi gereğince sorumlu bulunduğu ve dava müşterek, müteselsil sorumluluk esasına göre açıldığından, davalı ...'nın anılan madde gereğince peşin sermaye değerli gelire ilişkin sorumlu olduğu zarar miktarı % 70 kusur oranına göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde 3. kişinin de işveren gibi 506 sayılı Yasanın 10. maddesinden sorumluluğuna karar verilmiş olması, ayrıca cenaze giderine ilişkin olarak, davalılardan işveren ...'in sorumlu olduğu zarar miktarı % 85 kusura göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde % 70 kusur oranı üzerinden belirlenmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Kabule göre de; 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayımlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi) uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, sorumluluğu bulunmadığı halde davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olarak sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının silinerek yerine; "Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı Kurum alacağı olan 31.726,00 TL'nin, ilk peşin sermaye değerli gelir yönünden onay tarihi olan 12.03.2004 tarihinden, cenaze gideri yönünden ise ödeme tarihi olan 25.02.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 26.127,30 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye 5.598,70 TL'sinin ise davalı işveren ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 1.551,96 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 332,56 TL harcın ise davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf kendisini duruşmada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca 3.094,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye 615,86 TL'nin ise davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dosya açılış masrafı 10,50 TL, bilirkişi ücreti 450,00 TL olmak üzere toplam 460,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine", şeklinde yazılmasına, gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ...'dan alınmasına, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3252, K. 2012/7575, T. 30.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-3252-e-2012-7575-k-b4a70cabda52