Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/1956 E. 2012/7572 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/1956
- Karar No
- 2012/7572
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1156-924 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece; davacının iddiasını ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı işe giriş tarihinin 15.08.2003 tarihi olduğunu belirterek, 15.08.2003-17.05.2004 tarihleri arasında bildirimi yapılmayan sürelerinin tespitini talep etmiş ve işveren aleyhine haksız fesih nedeniyle, ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu tazminat dosyasını da delilleri arasında göstermiştir. Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Anılan Kanun’un 79. madde hükmüne göre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren (= işyerinden ayrıldıkları yılın sonundan itibaren) 5 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeye başvurarak dava açtıkları ve iddialarını kanıtladıkları takdirde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları sigortalı hizmet olarak değerlendirilir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, Kurumun taraf olmadığı işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucunda verilen karar, hizmet tespitine ilişkin iş bu dava açısından kesin hüküm niteliğinde olmamakla birlikte, güçlü delil niteliği taşımaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2011 tarih, 2011/15898-21194 E.-K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen, Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/775 E., 2011/1167 K. sayılı dosya kapsamı irdelenmek suretiyle, bu dosyada karar altına alınan tutarların hangi sürelere ait olduğu belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.