Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/13035 E. 2012/22655 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13035
Karar No
2012/22655
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :338-272

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddesi olup, davacı, 01.01.1989 ile 15.08.2009 tarihleri arasında sürekli olarak davalılara ait arazilerin ekim-sulama-sürme-hasat ve bekçilik işlerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitini istemiştir.Mahkemece, davacı ile davalılar arasındaki ilişkinin hizmet akdi niteliğinde olmadığı ortaklık sözleşmesi ile kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyet niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, Mahkemenin bu kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır. Dosya kapsamına göre; davalılar tarafından işe giriş bildirgesi ve dönem bordrosu verilmediği gibi, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılılık tescili bulunduğu, davalılara ait 57 dönümlük arazinin davacı tarafından kiralandığına ilişkin 06.11.1997 tarihli sözleşme sunulmuşsa da, giriş bildirgesinin re'sen düzenlenmiş olması ve 26.01.2005 tarihli ... Köy Muhtarlığınca düzenlenmiş belgeye göre çiftçilik yapmadığının bildirilmesi karşısında, sunulan ortaklık sözleşmesinin bir yıl süreli olduğu da gözetildiğinde, dava konusu dönemde davacının çalışmalarının niteliğinin yeterince araştırılmadığı sonucuna varılmıştır. Buna göre, davacının davalılara ait tarım arazilerinin ekim, sürme, sulama, hasat ve benzeri işlerinde çalışıp çalışmadığı, çalışmanın süresi ve özellikle niteliğinin hizmet akdine mi dayandığı yoksa kendi nam ve hesabına 2926 Sayılı Yasa kapsamında bağımsız nitelik mi taşıdığı yöntemince araştırılmalıdır.Bu konuda, çalışmayı bilebilecek durumda olan komşu çiftlik sahip ve çalışanları ile dava konusu dönemde muhtarlık ve azalık yapanlar zabıta marifetiyle saptanarak beyanlarına başvurulmalıdır. Ayrıca; davacının çalışmalarına ilişkin işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu ve Kurum tarafından yapılmış bir tespit bulunmadığına göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, blok çalışmanın varlığı halinde blok çalışmanın sonra erdiği yılın sonundan, kesintili çalışma varsa, kesintiye uğradığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiği gibi, söz konusu süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü nitelikte olup, dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalktığından, davacının çalışmalarının ortaklık sözleşmesine göre, 1997 yılında kesintiye uğrayıp uğramadığı ve kesinti öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığının irdelenmesi gerekmektedir. O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13035, K. 2012/22655, T. 21.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-13035-e-2012-22655-k-e17bd23e2542