Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/12579 E. 2012/14829 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12579
Karar No
2012/14829
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :349-325 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili, davalı... İş ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ve davalı ... Ofset Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, davacının, davalı işverenler nezdinde 24.10.2003 tarihinden dava tarihi olan 07.06.2007 tarihine kadar geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının 24.10.2003-01.02.2006 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının 2003-2008 yılları arasında geçtiğini iddia ettiği çalışmalarının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; dava dosyasına Kurum ve işverenler nezdindeki bütün kayıtların celbedilmediği, davacının talebinin açık ve anlaşılır olmadığı, dosya kapsamından da davacının işverenin kim olduğunun belli olmadığı görüldüğünden, öncelikle davacıya talebinin açıklattırılmalı, bu kapsamda gece bekçiliği vazifesini nerede, ne zaman, kimin talimatı altında icra ettiğinin, kendisini kimin işe aldığının, iş kapsamındaki çalışma alanının ve vazifelerinin neler olduğunun tespiti yapılmalı, birden fazla işvereni varsa bu işverenler yanında aynı tarihlerde mi, ayrı tarihlerde mi çalıştığı belirlenmeli, bu tespitten sonra söz konusu işyeri veya işyerlerinin iddia edilen çalışmaların gerçeklemesine müsait yapıda olup olmadığının, kimlere ait olduğunun tespiti yapılmalı, bu işverenler davalılar dışında gerçek veya tüzel kişiler ise, onlarında da davaya dahil edilmeleri sağlanıp, gösterdikleri delillerin toplanmalı, bu şekilde davacının işvereni olduğu iddia edilen işveren veya işverenlerin dava dilekçesinde talep edilen tarihi kapsar aylık sigorta primleri bildirgeleri, ücret bordroları, dönem bordroları, aylık prim ve hizmet belgeleri, Kurum müfettişleri tarafından yapılan teftişe ilişkin tutanaklar ve diğer kayıtlar celbedilmeli, taraflarca bildirilen tanıkların beyanları ile yetinilmeyerek, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonradan dinlenen tanık beyanları ile daha önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı; bunun dışında, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu, gereğince araştırılmalı, ayrı işveren ve ayrı tarihlerdeki çalışmalar ayrıştırılmalı, böylece, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmeli, gerekçeli karar başlığında da, davalı işverenler ayrı ayrı ve tam ünvanları ile gösterilmelidir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin ve diğer davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının SGK Başkanlığı haricindeki davalılara iadesine, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12579, K. 2012/14829, T. 13.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-12579-e-2012-14829-k-046dfd946e8c