Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2010/7608 E. 2010/12289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7608
Karar No
2010/12289
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2-178

Dava, 3201 sayılı Yasaya dayalı hizmet borçlanmasının geçerliliğinin tespiti ile ödemeyi takip eden aybaşı tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama süreci sonunda davanın reddine hükmedilmiştir.

Hükmün, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

26.06.1945 doğumlu olan ve Türkiye’de herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışması bulunmayan davacının, 31.08.1991-31.08.2006 arası dönemde Almanya’da ev kadını olarak geçen 5400 günlük süreyi sadece 3201 sayılı Yasaya göre borçlanıp, borçlanma bedelini 09.11.2006 tarihinde Kuruma ödediği, ancak, ilgili taahhütnamelerin imzalanıp gönderilmediği gerekçesiyle 25.05.2007 tarihli tahsis talebinin Kurumca sonuçlandırılmadığı dosya içeriğiyle sabit ve ihtilafsız bulunmaktadır. Mahkemece, 4447 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen Geçici 10. maddenin son-b maddesi dikkate alınarak 01.06.2007 tarihi itibariyle davacıya aylık bağlanmasına dair ilk karar, hükmüne uyulan Dairemizin 29.09.2009 tarihli ilamıyla “... borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3201 sayılı Yasanın 3. maddesi, 4958 sayılı Yasanın 56. maddesi ile değiştirilip söz konusu şart madde kapsamından çıkarılmışsa da anılan yasanın tahsis koşullarını düzenleyen 6. maddesinde benzer nitelikte bir değişiklik yapılmadığından kesin dönüş şartı gerçekleşinceye kadar borçlanma geçerli, ancak askıda olup, davacıya yaşlılık aylığı bağlanması mümkün değildir. Hal böyle olmasına rağmen, davacının kesin dönüş şartını gerçekleştirip gerçekleştirmediği yönünde araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın 25.05.2007 tarihli tahsis talebine istinaden yazılı şekilde tahsise hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

Mahkemece, yöntemince yapılacak araştırma sonucu 25.05.2007 tarihli tahsis talep tarihinden önce davacının yurt dışı ile ilişiğinin kesilip kesin dönüşün gerçekleştiği saptandığı takdirde, tahsis talep tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasanın Geçici 10/son-c maddesinde öngörülen 15 yıl prim 53 yaş koşullarının gerçekleştiği ve prim borcunun bulunmadığı gözetilerek şimdiki gibi, aksi halde, fiili çalışma ve ikamet veya işsizlik ya da hastalık yardımı biçimindeki yurt dışı ilişiğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsise hükmedilmelidir.” Biçimimdeki gerekçe ile bozulmuştur.

Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde, yurt dışı giriş ve çıkışlara ilişkin Emniyet Müdürlüğü kayıtları celp edilmiş, söz konusu kayıtlarda tahsis talebinden önce ve sonra giriş çıkışlar bulunduğu ve kesin dönüş durumunun saptanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine hükmedilmiştir. Bozmaya uyulduğuna göre, mahkemece bozma doğrultusunda yargılama yapılıp karar verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Yapılan inceleme ve araştırma bozma gerekçelerine uygun olmadığı gibi hüküm vermeye de elverişli bulunmamaktadır. Mahkemece, tahsis talep tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasanın geçici 10/son-c maddesinde ön görülen 15 yıl prim 53 yaş ve prim borcu bulunmama koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Tahsis Daire Başkanlığı aracılığı ile ayrıca, tahsis talep tarihi itibariyle mahallinde ikamet araştırması yapmak suretiyle davacının 25.05.2007 tarihli tahsis talep tarihinden önce kesin dönüş koşulunun gerçekleştiğinin saptanması halinde şimdiki gibi, aksi taktirde fiili çalışma, veya ikamete dayalı işsizlik yada hastalık yardımı alma biçimindeki yurt dışı ilişiğinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından itibaren tahsise karar verilmelidir.

O halde; davacı avukatı ile davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.09.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/7608, K. 2010/12289, T. 28.09.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2010-7608-e-2010-12289-k-009497ef70c1