Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2009/5219 E. 2010/12596 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/5219
- Karar No
- 2010/12596
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1199-332 Dava, davacının davalı işyerinde 01.05.1988-30.12.1999 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde eksik bildirilen günlerin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 7/1. maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı, 02/09/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/07/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun, giderek 79. madde olduğu kabul edilmelidir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının temyizine gelince; Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacı, davalı işyerinde şoför olarak çalışmış olduğunun tesbitini talep etmiş ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda bordro tanığı ...ün beyanı da esas alınarak davacının kesintili çalıştığı kabul edilmiş ise de hükmün eksik incelemeye dayandığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut,iptaline ilişkin delil bulunmayan, 17.06.1988 tarihinde noterde düzenlenmiş genel vekaletnamenin varlığı, davalı işveren yetkilisi ...'in şahsi işleri için 05.08.1999 tarihinde düzenlenmiş, davacının vekil tayin edildiği vekaletname ve davacı tanıkları dikkate alındığında, davacının dava ettiği sürelerde içerisinde..., ..., ... gibi birçok ilde, davalı işyerine ait şantiyelerde çalıştığına ilişkin beyanına itibar edilerek buna ilişkin delillerin toplanması, davalı işyerinden verilen 01.05.1988 tarihli işe giriş bildirgesi dışındaki diğer bildirgelerdeki imzaların aidiyeti araştırılması, yapılan işin niteliği ve işyerinin kapsamı da gözetilerek, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.