Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/2693 E. 2026/5054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2693
- Karar No
- 2026/5054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3220 E., 2025/2552 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun eleştirili esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. II. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "...1-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/05/2023 tarih ve 2023/6130 Esas ve 2023/4869 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarının aslı ya da onaylı suretlerinin denetime imkan sağlayacak şekilde fiziki olarak dosya arasına konulmadan eksik araştırma ile hüküm kurulmuş olması, 2-Yargılamaya konu 08/02/2024 tarihli eyleme ilişkin fiziki takip tutanağının dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından, ilgili evrakın aslı ya da onaylı örneği dosyaya getirtilip delil olarak okunup taraflara diyeceklerinin sorulması, tutanak içeriğinin dosya içerisinde yer alan kolluk fezlekesinde belirtilen tutanak içeriğinden farklı olduğunun anlaşılması durumunda tutanak tanıkları yeniden dinlenerek sonucuna göre diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tartışılması gerekirken eksik evrak ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,...” şeklindeki Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.06.2025 tarih, 2025/1827 Esas ve 2025/1457 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2025 tarih, 2025/336 Esas ve 2025/391 Karar sayılı kararlarının CMK'nın 7. maddesinde yer alan“Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02.12.2025 tarih, 2025/3220 Esas ve 2025/2552 Karar sayılı istinaf talebinin eleştirili esastan reddine dair kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.