Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/2316 E. 2026/3493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2316
- Karar No
- 2026/3493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2746 E., 2025/2567 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Her türlü şüpheden uzak ve yeterli delil bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın infaz tarihinin adli sicil kayıtlarından ve dosya kapsamından tespit edilmediği anlaşılmakla, söz konusu 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin infaz tarihlerini içerir yerine getirme fişinin getirtilerek sanık hakkında ikinci kez mükerirlik koşulunun bulunup bulunmadığının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında sanıkların koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceklerine dair yasal düzenleme karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde koşullu salıverilmemesine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Sanık hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin bölümünde yer alan ''sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin TCK'nun 58... sayılı kanunun 108/3 maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına " ibaresinin çıkartılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.