Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9919 E. 2026/4972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/9919
- Karar No
- 2026/4972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/450 E., 2019/187 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/14595 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143843 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143843 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Asıl kararın bozulması halinde erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hakimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/103 84... /10733 sayılı kararının yok hükmünde sayılacağı gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek sanığın yanıltıldığı, dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının bulunmadığı, dolayısıyla tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazına da başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2015 tarihli ve 2015/2528 Soruşturma, 2015/81 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 29.04.2015 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve 09.07.2016 tarihinde infazın tamamlandığı,
B. Şüphelinin 29.04.2018 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2018 tarihli ve 2015/2528 Soruşturma, 2018/1982 Esas, 2018/1941 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.03.2019 tarihli ve 2018/450 Esas, 2019/187 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 14.06.2021 tarihinde işlediği hakaret suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hakimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/10384 İnfaz Hakimliği dosyası, 2021/10733 Karar sayılı kararı ile, erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, Anlaşılmıştır.
E. Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hakimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/10384 Esas, 2021/10733 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olacağı gözetilerek yapılan incelemede; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye
başlamayacağı, dolayısıyla, ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte, başvuru şekli de belirtilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2018/450 Esas, 2019/187 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.