Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23299 E. 2025/7150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/23299
- Karar No
- 2025/7150
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/327 E., 2018/848 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 03.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/17038 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124049 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124049 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 19/04/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 06/03/2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/12/2018 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında, daha önce 28/04/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/05/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklere uymamada ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 07/08/2015 tarihli ve 2015/5290 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2016 tarihli ve 2015/937 esas, 2016/666 sayılı kararı ile sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.04.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2018 tarihli ve 2018/20671 Soruşturma, 2018/6652 Esas, 2018/4167 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davası açıldığının belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.12.2018 tarihli ve 2018/327 Esas, 2018/848 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Dayanak alınan Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/937 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 28.04.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın yükümlülüklere uymamada ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2015 tarihli ve 2015/5290 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/937 Esas, 2016/666 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.04.2016 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararı takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; dayanak dosyada, erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatına karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraata konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 19.04.2017 tarihli eylemden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanık hakkında daha önceden 28.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2015 tarihli kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli üzerine açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/937 Esas, 2016/666 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatına karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatına karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraata konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/327 Esas, 2018/848 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.