Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/17501 E. 2025/5200 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17501
- Karar No
- 2025/5200
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/94 E., 2022/167 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kulp Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.09.2023 tarihli ve 2022/30381 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/104203 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/104203 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun 17/10/2011 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 19/02/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/06/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 09/08/2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 13/06/2014 ile 09/08/2016 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 2 yıl 1 ay 26 gün süre ile durduğu ve zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı tarihte son kez kesildiği nazara alındığında; sanığın sorgusunun yapıldığı 20/02/2012 tarihinden hükmün açıklandığı 27/05/2022 tarihine kadar geçen 10 yıl 3 ay 7 günlük süreden, zamanaşımının durduğu 2 yıl 1 ay 26 günlük süre mahsup edildiğinde geriye kalan 8 yıl 1 ay 11 günlük sürede olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 17.10.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kulp Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2011 tarihli ve 2011/632 Soruşturma, 2011/239 Esas, 2011/142 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Kulp (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli ve 2011/257 Esas, 2012/10 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, 12.06.2012 tarihinde kesinleştiği, infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosya 19.02.2014 tarihinde duruşma açılmaksızın ele alınarak Kulp (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 tarihli ve 2011/257 Esas, 2012/10 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 13.06.2014 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 09.08.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Kulp Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.05.2022 tarihli ve 2022/94 Esas, 2022/167 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 17.10.2011 tarihinde işlediği, sanık hakkında Kulp (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli ve 2011/257 Esas, 2012/10 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair karar ile, zamanaşımının, kararın kesinleştiği 12.06.2012 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 19.02.2014 tarihine kadar (1 yıl 8 ay 7 gün) durduğu, bu tarihte yeniden işlemeye başladığı, yine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.06.2014 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 09.08.2016 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı (2 yıl 1 ay 27 gün) süresinin 09.08.2016 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın iddianame gereği Mahkemece savunmasının alındığı 20.02.2012 tarihinden itibaren karar tarihi olan 27.05.2022 tarihine kadar zamanaşımını kesen ve durduran toplam 3 yıl 9 ay 34 gün süre eklendiğinde, suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresinin ve suç tarihi olan 17.10.2011 tarihinden itibaren olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede belirtilen gerekçe yerinde görülmemiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.