Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16550 E. 2025/1103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16550
- Karar No
- 2025/1103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/563 E., 2022/571 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 18.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve 2023/6958 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92371 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92371 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/11/2017 tarihli ve 2017/6829 esas, 2017/5597 karar sayılı ilâmında, "...şüphelinin hiçbir aşamada bu karara karşı itiraz etmediği ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başladığı, ancak erteleme süresi zarfında 08/11/2015 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle yeni bir soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla, TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğundan, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmediği” şeklindeki dosya kapsamına aykırı gerekçe ile durma kararı verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir..."; yine 22/10/2018 tarihli ve 2018/5024 esas, 2018/7246 karar sayılı ilamı ile de; "...Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmesi beklenmeden denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazına başlanmış olmasının da bu duruma bir etkisi olmayacağı, zira şüphelinin kuruma müracaat etmesi üzerine hakkında uygulanan tedbir ve tedaviden haberdar olduğu ve hiçbir aşamada itiraz etmeyerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazını tamamlamış olduğu, anlaşıldığından..." şeklinde belirtildiği üzere, Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraza tabi olarak verilmesine rağmen şüpheliye çıkartılan ve anılan kararı içeren tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmesi ancak tebliğden itibaren kanuni itiraz süresinin dolması beklenmeksizin verilen denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazına başlanmış olması durumlarında, şüphelinin en geç tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin hakkında uygulanması sırasında öğrenmiş sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik hiçbir aşamada itiraz etmediği ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığının anlaşılması halinde sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devam olunarak mahkûmiyetine karar verilebileceği nazara alındığında, Somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın 06/02/2017 tarihinde doğrudan şüphelinin mernis adresinde eşine tebliğ edildiği, yine sanığa hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı itiraz hakkının olduğunu ve 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren çağrı kağıdının şüpheliye 27/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından haberdar olduğu ancak hiçbir aşamada hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ve tedavi ile denetimli serbestlik tedbirine itiraz etmediği, uyarı yazısının 27/02/2017 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, sanığın başvuruda bulunmadığı hususları gözetilerek, sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devamla esasa ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu davasının durmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.07.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2017 tarihli ve 2016/9524 Soruşturma, 2017/29 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii, itiraz süresi ve sürenin başlangıcının doğru şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 06.02.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 23.02.2017 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde infazın 27.02.2018 tarihinde tamamlandığı, B. Şüphelinin 12.04.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2022 tarihli ve 2016/9524 Soruşturma, 2022/4257 Esas, 2022/3232 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.10.2022 tarihli ve 2022/563 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararı ile, "...sanık hakkında 27/07/2016 tarihinde işlemiş olduğu Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 26/01/2017 tarihinde sanık hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın 06.02.2017 tarihinde sanığa doğrudan mernis adresine tebliğ edildiği, ayrıca denetimli Serbestlik Yönetmeliğinin 44/3. Maddesi gereğince yükümlülüğünün ihlalinin mazeretsiz ve kasıtlı olarak üç defa ihlal etmesi halinde denetim dosyasının kapanması gerektiği, bu hususunda uygulanmaksızın denetim dosyasının kapatıldığı, denetimli serbestlik hizmetleri yönetmeliği gereğince çıkarılacak tebligatların 7201 sayılı tebligat kanununun öngördüğü usule göre olması gerektiği, bu sebeple kovuşturma şartı yerine getirilmediği" gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1.UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında daha önceki 15.03.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2014 e-imza tarihli ve 2014/4872 Soruşturma, 2014/2490 Esas, 2014/1135 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/825 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 04.09.2015 tarihinde kesinleştirildiği anlaşıldığından, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alınarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı inceleme konusu 27.07.2016 tarihli bu suçun, anılan davaya konu olan suç nedeniyle kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olup olmadığının ve önceki dava sonucunun araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemelere nazaran, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılıp "eşi Zeliha Doğru” imzasına usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile beş yıllık erteleme süresinin başladığı, sanığın, 12.04.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (c) bendinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davasının açıldığı, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarak denetimli serbestlik tedbirinin infazını tamamlayarak 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendi kapsamında herhangi bir ihlali bulunmasa da, beş yıllık erteleme süresinin devam ettiği kalan sürede de 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer alan yükümlülüğünün devam ettiği ve bu hususun da kendisine erteleme karar içeriğinde yer verilmek suretiyle ihtar edildiği, buna rağmen sanığın devam eden erteleme sürecinde, henüz beş yıllık erteleme süresi dolmadan, 12.04.2021 tarihinde, yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından; mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/563 Esas, 2022/571 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.