Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15917 E. 2024/25782 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15917
- Karar No
- 2024/25782
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının sanığın İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasından mahsup edilerek infazının gerçekleştirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2022/23369 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/88654 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/88654 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın aynı mâhiyetteki eylemine ilişkin İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen cezasının mahsubuna dair İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2022 tarihli ve 2021/543 esas, 2022/222 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında da vurgulandığı üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği nazara alındığında, Sanık hakkında 27/09/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30/11/2020 tarihli ve 2020/125886 soruşturma, 2020/35594 esas, 2020/25298 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2021 tarihli ve 2020/869 esas, 2021/295 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Adı geçen sanık hakkında, inceleme konusu 26/08/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2021 tarihli ve 2021/109457 soruşturma, 2021/30433 esas, 2021/21162 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2022 tarihli ve 2021/543 esas, 2022/222 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, Dosya kapsamına göre; sanığın İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2022 tarihli kararına konu 26/08/2020 tarihli eyleminin, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/11/2020 tarihli iddianame tarihinden önce olması sebebiyle eylemleri arasında hukukî kesinti bulunmadığı kanaati ile zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılarak Mahkemesince, sanık hakkında kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip, bu ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, netice ceza belirtilmeksizin sanık hakkında daha önceden kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmekle yetinilerek infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 26.08.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2021 tarihli ve 2021/109457 Soruşturma, 2021/30433 Esas, 2021/21162 sayılı iddianamesi ile İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda; İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.03.2022 tarihli ve 2021/543 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının sanığın İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasından mahsup edilerek infazının gerçekleştirilmesine karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Mahsuba konu İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas, 2021/295 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 27.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2020 tarihli ve 2020/125886 Soruşturma, 2020/35594 Esas 2020/25298 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas sırasına kayden kamu davası açıldığı, 2. Şüphelinin yine 25.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2020 tarihli ve 2021/5508 Soruşturma, 2021/2281 Esas, 2021/1616 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/121 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararı ile dosyanın İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yine şüphelinin 18.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2020 tarihli ve 2020/138771 Soruşturma, 2020/38400 Esas, 2020/27284 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararı ile dosyanın İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verildiği, 4. Yine sanığın 09.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2020 tarihli ve 2020/132730 Soruşturma, 2020/37097 Esas, 2020/26380 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/941 Esas, 2020/856 Karar sayılı kararı ile dosyanın İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/869 Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verildiği, 5. İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/869 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 192/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasına konu suç tarihinin 26.08.2020 olduğu, iddianame tarihinin 31.08.2021 olduğu, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasına konu suç tarihlerinin 27.09.2020, 05.09.2020, 18.09.2020 ve 09.09.2020, iddianame tarihinin 30.11.2020 olduğu, her beş eylemin de ilk iddianame tarihi olan 30.11.2020 tarihinden önce işlendiği, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, bu beş eylem arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesince sonuç olarak belirlenen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasından evvelce kesinleşen İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesince hükmedilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç ceza olarak "1 yıl 7 ay 15 gün" hapis cezasına hükmedilmesi yerine netice ceza belirtilmeksizin sanık hakkında daha önceden kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmekle yetinilerek infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/543 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının altıncı paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak, hükmün üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere; "Sanığa verilen "3 yıl 1 ay 15 gün" hapis cezasından, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/869 Esas, 2021/295 Karar sayılı kararı ile verilen "1 yıl 6 ay" hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten "1 yıl 7 ay 15 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.