Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13529 E. 2024/26031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13529
Karar No
2024/26031
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ: ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/14575 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63282 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63282 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; inceleme konusu Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/51 sayılı dosyasındaki suç tarihinin 10.08.2019 ve 17.08.2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.02.2021 olduğu, Sanığın evvelce işlemiş olduğu İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/76 esas 2021/236 karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 15.10.2019, iddianame düzenleme tarihinin 10.01.2020 olduğu, Yine adı geçen sanığın daha önce İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/76 esas sayılı dosyasına birleşen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/172 esas 2020/241 karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 20.11.2019, iddianame düzenleme tarihinin 11.02.2020 olduğu, Her üç suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti bulunmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği ancak İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2021 tarihli ve 2020/76 esas 2021/236 sayılı kararının evvelce 26.03.2021 tarihi itibariyle istinaf edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/76 esas 2021/236 sayılı kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/51 Esas ve 2021/481 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 10.08.2019 ve 17.08.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarihli ve 2021/3967 Soruşturma, 2021/5069 Esas, 2021/3157 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.10.2021 tarihli ve 2021/51 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.10.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/76 Esas ve 2021/236 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Sanık hakkında 15.10.2019 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2020 tarihli ve 2019/220249 Soruşturma, 2020/1823 Esas, 2020/1160 sayılı iddianamesi ile İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Sanık hakkında 20.11.2019 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2020 tarihli ve 2020/24758 Soruşturma, 2020/6998 Esas, 2020/4417 sayılı iddianamesi ile İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli ve 2020/172 Esas, 2020/241 Karar sayılı birleştirme kararı ile her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği, 3. İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/76 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 26.03.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; İnceleme konusu Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/51 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 10.08.2019 ve 17.08.2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.02.2021 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/76 Esas 2021/236 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 15.10.2019, iddianame düzenleme tarihinin 10.01.2020 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/76 Esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/172 Esas ve 2020/241 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 20.11.2019, iddianame düzenleme tarihinin 11.02.2020 olduğu, Her dört suçun da, ilk iddianamenin düzenlendiği 10.01.2020 tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukukî kesinti bulunmadığı, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı nitelikte olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği ancak İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/76 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararının 26.03.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı, Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/76 Esas 2021/236 Karar sayılı kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi ve aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/51 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13529, K. 2024/26031, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13529-e-2024-26031-k-cf70eae09cff