Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13490 E. 2023/11056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13490
- Karar No
- 2023/11056
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2021/18223 Esas, 2022/9756 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2023 tarihli ve KD-2023/77710 sayılı itirazı üzerine yapılan incelemesi neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde; 1. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırarak daha ağır bir ceza ile cezalandırılmalarına karar verildiği sırada, sanıkların duruşmaya çağırıp dinlemeleri gerekirken, müdafilerinin beyanları ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin (f) bendine aykırı olarak sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle usul hükümlerine aykırı davranılması, 2. Olayda tape kayıtları dışında, sanıklar ...ve ...'in savunmalarının aksine, atılı suçu işlediklerine dair somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde tape kayıtlarının yorumu yapılarak sanıkların ayrı ayrı mahkûmiyetlerine hükmolunmasından bahisle, onama kararının kaldırılmasına ve sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin kabulü ile sanık ... hakkındaki hükmün usul yönünden, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin usul ve esas yönünden bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırarak daha ağır bir ceza ile cezalandırılmalarına karar verildiği sırada, sanıkların duruşmaya çağırıp dinlemeleri gerekirken, müdafiilerinin beyanları ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin (f) bendine aykırı olarak sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle usul hükümlerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlandığı, 2. Bölge Adliye Mahkemesinin; suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmediğine dair gerekçeler ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının usul yönünden yerinde olduğu, esas yönünden ise yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde "1" numaralı bentte belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle USUL YÖNÜNDEN KABULÜNE, 5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin (f) bendi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 2. Gerekçe bölümünde "2" numaralı bentte belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle ESAS YÖNÜNDEN REDDİNE, 3. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2021/18223 Esas, 2022/9756 Karar sayılı temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına dair karar ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.