Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13433 E. 2024/24252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13433
- Karar No
- 2024/24252
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33912 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58424 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58424 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/7380 Esas, 2017/6802 Karar sayılı ilâmında "....bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir..." şeklinde belirtildiği üzere, denetim süresinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçu ile aynı neviden olması gerektiğinden, sanığın denetim süresi içerisinde 07.02.2017 tarihinde aynı neviden olmayan uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 18.03.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2013 tarihli ve 2013/23680 Soruşturma, 2013/8682 Esas ve 2013/4881 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/792 Esas, 2014/434 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 04.11.2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, C. Sanığın denetim süresi içerisinde 07.02.2017 tarihinde işlediği "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2018 tarihli ve 2017/155 Esas, 2018/84 Karar sayılı kararı ile mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.11.2019 tarihli ve 2019/996 Esas, 2019/1393 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Her ne kadar, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında, "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde yer alan düzenleme dikkate alındığında; Somut olayda; Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu nedenle hükmün açıklanabilmesi için denetim süresi içerisinde işlenen suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu ile aynı nev’iden olması gerektiği, sanığın denetim süresi içerisinde 07.02.2017 tarihinde aynı nev’iden olmayan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/996 Esas, 2019/1393 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.