Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13298 E. 2024/18302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13298
- Karar No
- 2024/18302
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/564 E., 2020/339 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 22.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/23820 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57879 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine konu suçun işlendiği 08.08.2020 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrasındaki müeyyidenin üst sınırının 2 yıldan fazla olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanunu'nun 251 inci maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olmadığı gözetilmeden, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.03.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2020 tarihli ve 2020/54860 Soruşturma, 2020/3343 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın, şüpheliye 22.06.2020 tarihinde tebliğ edilerek 09.07.2020 tarihinde infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 08.08.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 tarihli ve 2020/54860 Soruşturma, 2020/29326 Esas, 2020/20798 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.11.2020 tarihli ve 2020/564 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Cumhuriyet savcısı tarafından 18.02.2021 tarihinde basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gerekçesiyle karara itiraz edilmesi üzerine, İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ek kararı ile itirazın süresinde olmadığı, ancak eski hale getirme niteliğinde itiraz olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, hak kaybı oluşmaması için itirazın kabulüne, infazın durdurulmasına ve dosyanın yeni esasa kaydedilerek genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verilmesinden sonra dosyanın 2021/117 Esasa kaydedilerek İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/394 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/1235 Esas, 2022/1337 karar sayılı ilamı ile, 2. kararın infazın durmasına ilişkin bir karar olduğu, itiraza tabi olduğu, istinafa tabi olmadığı, 30.11.2020 tarihli kesinleşmiş kararın ancak olağanüstü kanun yolları ile ele alınabileceği, dosyanın ele alınarak esas kayıt edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin iadesine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun işlendiği 05.03.2020 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasındaki cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla olduğunun anlaşılması karşısında, 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince, basit yargılama usulüne tabi olmadığı gözetilmeden, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/564 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Bozma nedeni; mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasının çözmeyen yönüne ilişkin olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.