Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/6323 E. 2024/26399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6323
- Karar No
- 2024/26399
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/457 E., 2021/3106 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Sanık ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi 2. Sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Sanık ... yönünden bozma 2. Sanık ... yönünden temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; a. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, b. Sanık ... Yılmaz hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanması ve 188/5. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için fail veya müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmesi ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç sanığın da iradelerinin birleşmesi gerektiği, somut olayda ise her üç sanığın birlikte, iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırılması, 2. Sanığın 06.02.2019 tarihinde üzerinde ele geçen maddeyi ticaret amacıyla bulundurduğu sabit olup, tanık ...'un 09.03.2019 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanık ...'dan almadığını, sanık ...'dan aldığını beyan ettiği gözetildiğinde, sanığın dosya kapsamında 06.02.2019 tarihli eyleminden başka bir eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması, Hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için fail veya müşterek faillerin "aynı yönde" hareket etmesi ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda üç sanığın da iradelerinin birleşmesi gerektiği, somut olayda ise her üç sanığın birlikte, iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozmanın mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık ...'a 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi yönünden SİRAYETİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.