Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15892 E. 2025/3583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15892
- Karar No
- 2025/3583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/603 E., 2020/1220 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübutuna ve vasfına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Dosya kapsamına göre; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan tanık ...'in cep telefonunun kollukça incelenerek sanıkla yaptığı Whatsapp yazışmalarının tespit edilerek tutanağa bağlandığı ve mahkemece bu görüşmelerin hükme esas alındığı ancak, 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesine ve hukuka aykırı olarak elde edilen bu delilin hükme esas alınmasının mümkün olmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın savunmalarının aksine, tanık ...'de ele geçen uyuşturucu maddeyi sattığına ilişkin tanık ...'in sonradan döndüğü müdafii olmaksızın kollukta alınan ve maddi olgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında mahkûmiyetine yetecek, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, yine sanığın üzerinde ele geçen kullanım sınırlarındaki uyuşturucu maddeyi de kullanma dışında satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde belirtilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.