Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15698 E. 2025/9915 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15698
- Karar No
- 2025/9915
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3323 E., 2020/3123 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 09.08.2017 - 11.08.2017 HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
C. Sanık ...'ün temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesi kararını sanık ... müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra temyiz etmiş olduğu, ancak sanık ...'e kararın tebliğ edilmediği, sanığın 03.01.2023 tarihli dilekçesiyle kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı doğrultusunda, sanığın temyiz istemi öğrenme üzerine ve süresinde kabul edilerek Tebliğname görüşüne iştirak olunmamış; sanık ...'ün temyizine hasren inceleme yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararında sanık ... ve sanıklar .... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ Suç tarihinden önce 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'la 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesinde yapılan değişiklikle, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında gizli soruşturmacı görevlendirilmesi mümkün olup, talep yazısında "kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi" hususları somutlaştırılarak açıklandığından, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usule ve hukuka uygun olduğu; sanıkların eylemleri yönünden ise teknik araçlarla izlenmelerine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ile ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; Mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara dayandırılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 217/1. maddesine göre sanığa atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir.
Dosya içerisinde sanıklar hakkında CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK'nın 217/2. maddesine göre usulüne uygun bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı anlaşılmakla; Dosyada mevcut olan tutanağa göre hukuka aykırı olarak alınan görüntü kayıtlarına dayanılarak delillerin ve sanıkların kimlik tespitlerinin yapıldığı, bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanıkların beraatları yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanıklar hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.10.2025