Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15327 E. 2024/25130 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15327
- Karar No
- 2024/25130
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Adli arama kararı alınmadan yapılan aramanın ve bu arama sonucu ele geçen delillerin hukuka aykırı nitelikte olduğuna, 4. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanıklar ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık ...'in beyanlarının atfı cürüm niteliğinde olduğuna, hükme esas alınamayacağına, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin mağduriyet oluşturduğuna, İlişkindir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıkların müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'ün karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi. (K.O) KARŞI OY GEREKÇESİ 5237 sayılı TCK'nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde "suça iştirak" düzenlenmiş; "fail, azmettirme ve yardım etme" olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir. TCK'nın 37/1. maddesinde "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur" denilerek "fail" tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve "suçun işlenmesine yardım etme" kapsamındaki hareketler "suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde sayılmıştır. Somut olayda sanıklar ve in, TCK'nın 188/3. maddesinde seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmamaktadır. Sabit olan fiilleri, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan diğer sanık ...'in önünden, başka bir araçla giderek (öncü araçta), yol kontrolü yapmak suretiyle uyuşturucu maddenin taşınmasına yardım etmekten ibarettir. Sanıklar ve'in eylemlerinin TCK'nın 39. maddesi kapsamında kaldığı, bu nedenle sanıklar , ve hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin de uygulanma şartlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar ve in TCK'nın 37. maddesi uyarınca asli fail kabul edilerek haklarında TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmaması ve sanıklar, ve hakkında TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılması yasaya aykırıdır. Açıkladığım nedenlerle; sanıklar ve 'in olaydaki konumunun "asli fail" olmayıp, TCK'nın 39. maddesi kapsamında "yardım eden" olduğu, sanıklar , vehakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı kanısını taşıdığımdan hükümlerin bu gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun esastan red görüşüne katılmıyorum. 20.11.2024