Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/14936 E. 2024/391 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14936
- Karar No
- 2024/391
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/45 E.,2019/126 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/45 Esas, 2019/126 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.09.2022 tarihli ve 2022/16317 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126502 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126502 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.02.2016 tarihli ve 2015/2796 Soruşturma, 2016/1247 Esas, 2016/986 sayılı iddianamenin iadesine dair Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli ve 2016/137 sayılı kararının verilmesini müteakip, şüpheli hakkında, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.03.2016 tarihli ve 2016/4214 soruşturma, 2016/67 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye herhangi bir tebliğ işlemi yapılmaksızın infazına başlanıldığı ve şüphelinin denetim süresi içerisinde suç işlemesi sebebiyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak kamu davası açılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 30.01.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2015 tarihli ve 2015/2796 Soruşturma, 2015/55 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye tebliğ edildiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2016 tarihli ve 2015/2796 Soruşturma, 2016/1247 Esas, 2016/986 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli ve 2016/137 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile, şüphelinin ne şekilde denetimli serbestlik hükümlerine uymadığının dosyadaki deliller ile ilişkilendirilerek açıklanmadığı, iddianamede anlatılan olaylar ile dosya kapsamının uyumlu olmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, D. İddianamenin iadesi kararından sonra, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2016 tarihli ve 2016/4214 Soruşturma, 2016/67 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği ve 2015/2796 sayılı soruşturma dosyasında erteleme kararı tebliğ edildiğinden kararın tekrar tebliğine yer olmadığına karar verildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Şüphelinin 19.10.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2018 tarihli ve 2016/4214 Soruşturma, 2018/277 Esas, 2018/194 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, F. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.02.2019 tarihli ve 2018/45 Esas, 2019/126 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kararın kesinleşmediği, bu nedenle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulûne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulûne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Kabule göre de; Sanığın 03.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2018 tarihli ve 2018/791 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2018/100 Esas, 2018/117 Karar sayılı kararı ile, 03.01.2018 tarihli suçun Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/45 Esas sayılı dosyasına konu 11.01.2018 tarihli iddianameden önce işlendiği, soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "kamu davasının düşmesine" ve karardan bir suretinin Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/45 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verildiği, düşme kararının 06.03.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, düşme kararından bir örneğin dosya arasında olduğu anlaşılmakla; Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2018/100 Esas, 2018/117 Karar sayılı düşme kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunularak, kararın bozulması halinde davaların birleştirilmesi ve 03.01.2018 tarihli eylem hakkında zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararına konu 03.01.2018 tarihli eylem hakkında bir karar verilmemesi de, Kanun'a aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/45 Esas, 2019/126 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.