Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/13269 E. 2024/20283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13269
Karar No
2024/20283
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/353 E., 2022/538 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; denetimli serbestlik tedbirine ilişkin tebligattaki imzanın sanığa ait olmadığına, tebligatların usulüne uygun olmadığına bu yöndeki savunmaların Mahkemece dikkate alınmayarak eksik araştırma yapıldığına, delillerin toplanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 12.11.2012 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 19.02.2014 tarihleri arasında duran süre eklendiğinde, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın denetime başladığı, 19.03.2013 tarihli görüşmeye katılmaması üzerine uyarılmasına karar verildiği, uyarı tebligatının sanığa bizzat yapılmasına rağmen sanığın başvurmaması nedeniyle dosyasının kapatıldığı, "Kolluk Kuvvetlerine Bilgi Yazısı-dosya Kapatma Kararı - Uyarı Tebligatı -25.11.2013 " içerir tebligatın ise Meliha Kurtkaya ismine tebliğ edildiği anlaşılmakla, Sanığın savunmasında uyarı tebligatını almadığını ve bu tebligattaki imzanın kendisine ait olmadığını, Maliha Kurtkaya isminde birini tanımadığını savunması karşısında; dosya arasında bulunan İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 2013/535 DS sayılı 4000653988539 nolu "Adreste muhatabın kendi imzasına tebliğ edildi" şerhli tebligat parçasındaki imzanın sanık ... tarafından yazılıp yazılmadığının tespiti amacıyla sanıktan imza ve yazı örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ya da uzman kurum veya kuruluştan bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre ısrar koşulunun oluşup oluşmadığının tartışılarak denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamının gerekip gerekmediğine karar vermek gerektiği gözetilmeyerek, sanığın bu yöndeki savunması dikkate alınmaksızın araştırma yapılmadan ve niçin dikkate alınmadığı gerekçede tartışılmadan mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/13269, K. 2024/20283, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-13269-e-2024-20283-k-d6f522656458