Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12377 E. 2024/24938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12377
- Karar No
- 2024/24938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Verilen ceza ile suça konu olay arasında ciddi bir orantısızlık olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı toplandığına, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde, 188. veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması (İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/527 Esas sayılı dosyasının araştırılıp denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması suretiyle) , gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK' nın 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; 1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu kararların ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi, 3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince verilmiş "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı varsa ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, Gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.