Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/10003 E. 2024/367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10003
- Karar No
- 2024/367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/105 E., 2022/199 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ. A. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2019 tarihli ve 2019/354 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli ve 2020/663 Esas, 2020/1972 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.01.2022 tarihli ve 2020/15290 Esas, 2022/756 Karar sayılı kararı ile; "Tanık ...'de ele geçen ve 17/02/2019 tarihli “tartı vezin tutanağı”na göre, Esentepe Polis Merkezi Amirliğinin 2019/838 “suç no” ile ayrıca işlem gören, kolluk tutanağında, "beyaz kağıda sarılı 0.6 gr eroin" olarak belirtilen maddenin analizine dair, belirtilen suç numarası ile ilintili bir raporun dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, suça konu maddeye ilişkin ayrıca bir inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediği hususunun araştırılarak, düzenlenmiş ise raporun aslı veya onaylı örneğinin getirtilip incelendikten sonra; ayrı bir rapor düzenlenmemiş ise dosyada bulunan “İST – KİM – 19 - 08187” numaralı raporda belirtilen maddeler arasında tanıkta ele geçen maddenin de bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. E. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, 2. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 5. Eksik araştırma yapıldığına, 6. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 7. Alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İstihbari bilgi edinilmesi üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, sanık ...'in, kovuşturma aşamasında tanık olarak beyanları alınan ..., ... ve ... ile birlikte bir binanın önüne geldikleri, sanık ve ...'in bina içine girdikleri, bir süre sonra çıkan sanığın, tanık ...'e bir şeyler verdiği, akabinde ...'in üst araması yapılacağı sırada cebinde çıkardığı eroin ve 6-MAM içeren maddeyi teslim ettiği, binadan çıktıktan sonra yakalanan sanığın üzerinde, eroin ve 6-MAM içeren madde, esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ve kırmızı reçeteye iki adet tabletin ele geçirildiği; savunma, kolluk tutanakları, uzmanlık raporu, tanıkların beyanları, sanığın üzerinde fişeklenmiş olarak makul kullanım sınırlarının üzerinde ve çok çeşitte uyuşturucu madde ile bozuk para ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği; suça konu uyuşturucu maddenin niteliği ve suçun okula iki yüz metreden yakın mesafe içerisinde işlenmiş olması nedeniyle iki nitelikli halin bir arada bulunduğu gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza belirlenmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmanın yapıldığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.