Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/9327 E. 2022/12509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9327
Karar No
2022/12509
Karar Tarihi

Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi Suçlar : 1-) Uyuşturucu madde ticareti yapma (her iki sanık yönünden) 2-) Kenevir ekme (sadece sanık ... yönünden) Hükümler : 1-) Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli, 2020/146 esas ve 2020/229 karar sayılı mahkûmiyet hükümleri 2-) Sanık ... yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi; sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Sanık müdafii Av. ...’in temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak; Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın diğer sanık ... ile 23.03.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'ya uyuşturucu madde sattıkları sabit ise de; sanıkların 24.03.2020 ve 17.06.2020 tarihlerinde yapılan ikamet aramalarında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin 23.03.2020 tarihinde kullanıcı ...’ya satılan maddenin devamı niteliğinde oldukları, belirtilen olaylar arasında hukuki kesinti olmadığı gibi sanığın suç işleme kararının yenilenmiş olduğuna dair delil de elde edilemediği, bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 2-) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Sanık müdafii Av. ...’in temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak; Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın diğer sanık ... ile 23.03.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'ya uyuşturucu madde sattıkları sabit ise de; sanıkların 24.03.2020 ve 17.06.2020 tarihlerinde yapılan ikamet aramalarında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin 23.03.2020 tarihinde kullanıcı ...’ya satılan maddenin devamı niteliğinde oldukları, belirtilen olaylar arasında hukuki kesinti olmadığı gibi sanığın suç işleme kararının yenilenmiş olduğuna dair delil de elde edilemediği, bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine, 3-) Sanık ... hakkında kenevir ekme suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Tayin olunan hapis cezasının süresine göre duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilerek sanık hakkındaki inceleme duruşmasız olarak yapılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak; Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 24.03.2020 tarihinde ikamet bahçesinde yapılan aramada ele geçen 600 kök kenevir nedeniyle bu tarihli eylemi sabit ise de; kolluk tarafından düzenlenen 16.06.2020 tarihli araştırma tutanağında 24.03.2020 tarihli aramada ele geçirilen kenevirlerden henüz çıkmamış olan kenevir bitkilerinin olabileceği ve yapılan istihbari çalışma neticesinde sanığın evinin bahçesinde kenevir yetiştirdiğinin belirtilmesi karşısında sanığın evinde 17.06.2020 tarihinde yapılan ikinci aramada ele geçen 12 kök kenevirin gerek belirtilen kolluk tutanağı içeriği ve gerekse boylarının uzunluğu itibariyle sanık tarafından sonradan ekildiğine dair delil bulunmadığı bu suretle ele geçen 12 kök kenevirin ilk aramadan kalan ve imha edilmeyen kenevirlerin devamı niteliğinde oldukları bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmesine, 29.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/9327, K. 2022/12509, T. 29.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-9327-e-2022-12509-k-c6d970254d86