Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4738 E. 2025/6146 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4738
- Karar No
- 2025/6146
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/370 E., 2015/446 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya kapsamından, sanıkların atılı suçu üç ve daha fazla kişi ile birlikte "müşterek fail" olarak işledikleri sabit olduğu halde, haklarında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanıklar ..., ... ve ...'nin olay tutanağına yansıyan ve sanık ...'un kullandığı araca artçı araç olarak hareket ettiklerine dair (HTS veya PTS kayıtlarıyla desteklenmeyen) anlatım dışında sanık ...'un suçuna iştirak ettiklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı aşamada, sanık ...'un beyanları ile diğer sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Dosya kapsamından, sanıkların atılı suçu üç ve daha fazla kişi ile birlikte "müşterek fail" olarak işledikleri sabit olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanık ...'un tekerrüre esas alınan ilamı nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu halde birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi, 4. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundun, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza ve tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden sanık ...'un KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.