Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/328 E. 2025/9185 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/328
Karar No
2025/9185
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/445 E., 2015/503 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir. Dava konusu uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği, yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın suç tarihlerinde teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara dayandırılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesine göre sanığa atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir. Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma, temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, adli kolluk görevlisi iseler 5271 sayılı CMK'nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, Üye Dr. ...'in değişik gerekçesi ve oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi. D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E Sanığın mahkûmiyetine konu suçun sübutu ile kimlik tespitinin hukuka aykırı olarak icra edilen teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen görüntü ve fotoğraflar ile bunlardan yararlanılarak tanzim edilen tutanaklara dayandığı, anılan delillere göre verilen mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, Dairemiz kararının 5. paragrafının metinden çıkartılması ve 4. paragrafının devamına, "Bu itibarla, Anayasanın 38/6 ve CMK'nın 206/2-a, 217/2. maddeleri gözetilmeksizin, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillere dayanarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması," ifadesinin eklenmesinin uygun olacağı düşüncesiyle, sayın çoğunluğun İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması yönündeki görüşüne değişik gerekçeyle iştirak ediyorum. 30.09.2025

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/328, K. 2025/9185, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-328-e-2025-9185-k-7ef5daafae75