Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/7484 E. 2025/3133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2019/7484
Karar No
2025/3133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. 16.04.2015 tarihli 1. oturumda "... tarafından atanan sanık ... müdafii Av. ..." ın hazır olduğu belirtilmiş ise de, 21.05.2015 tarihli 2. oturumda Av. ...'ın temyiz dışı sanık ...'ın müdafii olduğunun belirtildiği, sanık ...'un savunmasının alındığı 18.06.2025 tarihli oturumda da "Sanık ... ve vekili Av. ... geldikleri görüldü." şeklinde belirtildiği, gerekçeli karar başlığında ve UYAP kayıtlarında Av. ...'ın diğer sanık ... vekili olarak belirtilmesi ve dosya kapsamında baro görevlendirme kararının bulunmaması karşısında; Av. ...'ın sanık müdafii olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı 18.06.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği ve sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2. Sanığın cezalandırılması için yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı aşamada, kendi kullanımı için bulundurduğu esrar maddesini sakladığı yerden çıkarıp vererek ve tanık İlyas'a esrar maddesi temin ettiğini açıklayarak suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla hakkında 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğnameye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/7484, K. 2025/3133, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2019-7484-e-2025-3133-k-08d96b17bffe