Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4180 E. 2025/4538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4180
- Karar No
- 2025/4538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2006/2 E., 2023/59 K. Mahkemece verilen karar, davalı ... mirasçıları vekili ve davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... mirasçıları ... vd. ve ... vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Asıl dava; davacı ...’ın, murisi ... tarafından kardeşi ...'ye yapılan hibe ve satış işlemlerine karşı açılan tenkis sebebi ile tapu iptali ve tescil davası iken 2014 yılında yapılan ıslah sonucu, murisi ... tarafından davalı ...'ye devir edilen hisselere yönelik muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Birleştirilen dava ise davacı ...’ın, murisi ... tarafından .......... mirasçılarına devir edilen hisselere yönelik muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Birleştirilen Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin bozma öncesi 19.12.2013 tarihli, 2010/704 Esas, 2013/452 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; temyiz üzerine karar, Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 09.03.2022 tarihli, 2021/9375 Esas, 2022/1913 Karar sayılı ilamıyla; "çekişmeli 2663 parsel sayılı taşınmazdaki ret kararının doğru olduğu, diğer çekişmeli taşınmazlar hakkında muris Mehmet’in kadastro tespitinden sonra öldüğü, davacının muris muvazaasına dayalı dava açma hakkının murisin ölüm gününden sonra doğduğu, tespitlerin kesinleşme tarihlerinin bir önemi olmadığı, 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, Mahkemece muris muvazaası yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı" belirtilerek karar bozulmuş; Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 11.10.2022 tarihli, 2019/39 Esas, 2022/420 Karar sayılı kararıyla davanın, Mahkemenin 2006/2 Esas sayılı dosyasında görülen asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda birleştirilen davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 5646 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına miras payı oranında tapuya tesciline, diğer çekişmeli 2663, 2527, 2989, 3564, 3565, 4054, 3603 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın esastan reddine, asıl davada çekişmeli 5646, 2663, 2527, 2989, 3564, 3565, 4054, 3603 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, asıl dava dilekçesinde talep edilen ancak 2014 yılında yapılan tam ıslah dilekçesinde yer alamayan 5844, 5845, 5751, 5669, 5783, 5784, 5787, 5791, 3617, 2662, 2665 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20.07.2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddelerindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçip asıl dava ile birleştirilen Mahkemenin 2019/39 Esas sayılı dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. Asıl davanın ise karar tarihi 28.02.2023 olup bu karar ile ilgili olarak Yargıtayın daha önce bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan asıl dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi halinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (asıl dava dosyası temyiz edilmese dahi, temyize tabi olan Mahkemenin birleştirilen 2019/39 Esas sayılı dava dosyasının gönderilmesi) için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesi gerekmektedir. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine işlemsiz İADESİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.