Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2897 E. 2025/4057 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2897
- Karar No
- 2025/4057
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/394 E., 2021/1204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2000/1750 E., 2017/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı davacı ... Belediyesi ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Hukuk Genel Kurulunca, direnme kararının yerinde olduğu belirtilerek sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... Belediyesi vekili; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 19 90... , 15 30... , 2, 3, 4, 5, 15 37... ve 8 parsel sayılı taşınmazların tamamı davacıya ait iken sahte encümen kararları ile davalı Kooperatife satıldığını ve Kooperatifin bu taşınmazların bir kısmını üyelerine tahsisen sattığını, satış tarihinden sonra yapılan imar uygulamaları ile bu taşınmazların 6032 m²’sinin 20 35... , 150426 m²’sinin de 23 47... parsele gittiğini, 23 47... parselin davalılar adına kayıtlı olduğunu, satış tarihinde görevde bulunan belediye başkanı ile bir kısım belediye görevlileri hakkında yolsuz ve usulsüz satış işlemleri nedeniyle ceza davaları açıldığını, taşınmaz satışına ilişkin herhangi bir ihale dosyası da bulunmadığını, ilk satış işleminin mutlak butlanla malul olduğunu ve davalılar iyiniyetli dahi olsa iktisabın hukuken korunmasının mümkün olmadığını ileri sürerek 23 47... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... (eski ....) Belediyesi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil Hazine vekili; ... köyü 23 47... parsel sayılı taşınmazın ... hudutları içerisinde bulunan 1174, 11 75... parsel sayılı taşınmazların imar görmesi ile oluştuğunu, bahse konu taşınmazların Maliye Bakanlığı ile ... Belediyesi arasında tanzim edilen protokol ve buna bağlı ek protokol ile 2942 sayılı Kanun’un 30. maddesine göre Belediyeye satışının uygun görüldüğünü, taşınmazların devrindeki amacın 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun öngördüğü şartlarla Belediye tarafından ihtiyaç ve hak sahiplerine devir olduğunu, bu bakımdan protokolün 4. maddesinde devredilen taşınmazların devir amaçları dışında kullanılamayacağı ancak Belediyenin devir amaçlarını gerçekleştirmek üzere bu taşınmazları usulüne uygun olarak üçüncü kişilere devredebileceği, devir amacı dışında kullanıldığı veya devir amacına aykırı olarak üçüncü kişilere satıldığı tespit edilen taşınmazlar hakkında Hazinenin geri alım davası açma hakkına sahip olduğu hükmünün yer aldığını, ceza dosyasından da anlaşılacağı üzere Belediye mensuplarının sahte encümen kararına istinaden ve hiçbir yasal prosedüre uymadan taşınmazları devredip haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürerek asli müdahil davacı olarak davaya kabullerine ve 23 47... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili; davaya konu taşınmazların geldisinin Hazine ile ilgisinin olmadığını, Hazine zararının bulunmadığını, davalının kooperatif üyesi olması nedeniyle adına tahsis yapıldığını, davalıya ait payın ilk sahibinin dava dışı ... Evler Kooperatifi olduğunu, anılan Kooperatif hakkında ise açılmış bir dava bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2000/1750 Esas, 2017/125 Karar sayılı kararı ile; Belediyeye ait taşınmazların paravan olarak kurulan kooperatiflere devredildikten sonra üyelerine tahsisler yapıldığı, kooperatiflerin konut ya da arsa edindirme amacı dışında ticari amaçlarla kurulduğu ve Belediyeye ait taşınmazların devrine vasıta olarak kullanıldığı hususunda soruşturmalar yapılarak kamu davası açıldığı, davalının kooperatif ile eylem birliği içinde olduğu ve usulsüz işlemleri bilecek konumda olduğu gözetildiğinde tapuya itimat prensibinden yararlanamayacağı, bu nedenle dava konusu taşınmaz kaydının iptali ile davacı ... adına tescili gerektiği; ayrıca asli müdahil Hazine dava konusu parselin ... Belediyesine Gecekondu Kanunu hükümlerine göre ihtiyaç ve hak sahiplerine verilebilmesi için devredildiği ancak sahte belge ve işlemlerle kooperatiflere satıldığı, kooperatifler tarafından da üyelerine devredildiği ve bu şekilde tahsis amacına aykırı hareket edildiği iddiası ile davaya katılmış ise de çekişmeli taşınmazın sahte encümen kararına dayalı olarak satış sureti ile üçüncü kişiye devredildiği gözetildiğinde bu hususun davacı Belediyenin protokolde öngörülen amaç dışında tasarrufta bulunduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asli müdahil Hazinenin davasının reddine, davacı ... Belediyesinin açmış olduğu davanın kabulüne, dava konusu 23 47... parsel sayılı taşınmazda davalılar adına olan payların iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının asli müdahil Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/1291 Esas, 2018/408 Karar sayılı kararı ile; asli müdahil Hazinenin maliki olduğu taşınmazların 775 sayılı Gecekondu Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmek üzere Hazine ile ... Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen protokol ve ek protokole dayalı olarak taşınmazların devir amacına aykırı olarak üçüncü kişilere satılması hâlinde Hazinenin geri alım davası açma hakkı saklı kalmak üzere 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 30. maddesi gereğince ... Belediyesine satış yoluyla temlik edildiği, davacı ... kayıtlarında bulunmayan sahte encümen kararlarıyla taşınmazın paravan olarak kurulan davalı S.S. Pazarcılar Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine satıldığı ve davalı Kooperatif yönetim kurulu üyesi harita ve kadastro teknisyeni davalı ...’a taşınmazın bir kısmının tahsis edildiği, Belediyeden sahte kararlara dayanılarak çok ucuza alınan arazilerin oldukça fazla fiyatlarla pazarlanarak önemli miktarlarda çıkar sağlanması şeklindeki eylemlerden dolayı davalı ...'ın Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2015 tarihli ve 2012/77 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararı ile teselsülen nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine, resmî belgede sahtecilik suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesince onandığı, davacı Belediyenin kayden maliki olduğu çekişmeli taşınmazın, sahte belediye encümen kararı gereğince davalı S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifine yapılan satış işlemi hukuken geçersiz olup bu şekilde oluşan sicil kaydının Türk Medeni Kanunu’nun 1025. maddesinde öngörülen yolsuz tescil niteliğinde olduğu, çekişmeli taşınmazın ilk el durumundaki davalı Kooperatif tarafından yapılan devirler ve imar uygulaması ile tahsis sonucu 11/9600 hisse maliki olan davalı ...’in de davalı Kooperatifin yönetim kurulu üyesi olması yanında olayın gelişim biçiminden ilk el durumundaki davalı Kooperatif adına oluşan sicil kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu bilen kişi konumunda olduğu anlaşıldığından Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı ve tapu iptal ve tescil talebinin haklı olduğu, asli müdahilin açtığı dava sonunda dava konusu taşınmazın geldi kayıtlarından olan 15 30... parsel sayılı taşınmaza yönelik imar düzenlemesi neticesinde taşınmazın Belediye adına tahsis ve tesciline ilişkin idari işleminin Antalya 1. İdare Mahkemesinin 12.05.1999 tarihli ve 1998/591 Esas, 1999/414 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek temyiz edilmeksizin 16.02.2001 günü kesinleştiğinden sicil kaydının Türk Medeni Kanunu’nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düştüğü, imar uygulaması sonucu oluşan imar parsellerinin davalı Kooperatife temlikine ilişkin dayanağını oluşturan 21.07.1997 tarih ve 260 sayılı Belediye Encümen Kararının sahteliğinin kesinleşen ceza mahkemesi ilâmı ile sabit olduğu, satışa ilişkin Belediye Meclis kararının bulunmadığı, ayrıca Hazine ile Belediye arasında düzenlenen protokol ve ek protokol hükümlerine göre 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun öngördüğü şartlar içinde ihtiyaç ve hak sahibi kişilere devredilmediği, ticari amaçla kurulan kooperatiflere usulsüz satışlarla devredilmesi hususunun sübut bulduğu gerekçesiyle asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... yönünden davanın reddine, asli müdahil Hazine yönünden davanın kabulü ile davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.12.2020 tarih, 2019/107 Esas, 2020/6764 Karar sayılı kararı ile; davacı Belediyenin maliki olduğu çekişme konusu taşınmazın belediye meclis kararı olmaksızın, kesinleşen mahkeme kararı ile sahteliği sabit olan belediye encümen kararı gereğince davalı Kooperatife yapılan satış işlemi hukuken geçersiz olup bu şekilde oluşan sicil kaydının 4721 sayılı TMK'nın 1025. maddesinde düzenlenen yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalı Kooperatif tarafından taşınmazda adına pay tahsis edilen diğer davalı ...'un da kooperatif üyesi olduğu, yolsuz tescili bilebilecek konumda bulunduğu, TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek karar verilmesinin doğru olduğu ancak asli müdahil Hazinenin protokol uyarınca taşınmazını devredip taşınmazı ile hukuki bağını kopardığı, çekişmeli taşınmazın sahte belediye encümen kararına dayalı olarak satış suretiyle davalı Kooperatife devredilmesinin, davacı Belediyenin protokolde öngörülen amaç dışına çıkarak tasarrufta bulunduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, sahtecilik eyleminin Belediyenin tasarrufu olmayıp kurumda yer alan kişilerin eylemi olduğu, davacı ... Belediyesinin davasının kabulüne, asli müdahil Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aslı Hazineye ait olan taşınmazların görünüşte gecekondulaşmayı önleme amaçlı imar uygulamaları ile önce davacı ... adına ihdasen oluşturularak rant elde etme amacıyla ve kötüniyetli bu amaca ulaşmak için kurulan paravan kooperatifler aracılığıyla adeta yağmalandığı, kök taşınmazların alanı, bunlardan türetilen imar parsellerinin çok sayıda imar uygulaması ile oluşturularak yine çok sayıda tahsis ve devirler nedeniyle işin karmaşık hâle gelmesi neticesinde İmar Kanunu’na aykırılık nedeniyle başlatılan idari soruşturma, idari yargıda açılan imar planlarının iptali ve adli yargıdaki tapu iptali ve tescil davalarının akabinde davacı Belediyenin teklifi üzerine Hazine ile Belediye arasında protokol düzenlendiği; dosya kapsamı ile protokol içeriği birlikte değerlendirildiğinde açılan davaların protokolün düzenlenmesi ile birlikte takipsiz bırakıldığı ancak taşınmazların protokolde belirtilen devir amacına aykırı olarak üçüncü kişilere satıldığının ilerleyen süreçte başlatılan ceza soruşturması ile ortaya çıkması sonucu protokolde saklı tutulan dava hakkının eldeki dava ile kullanıldığı, dava konusu taşınmazın geldi kayıtlarının, protokol tarihinde Hazine adına olmadığı taraflarca bilinmekle birlikte kamu kurumu olan Belediyenin gecekondu önleme bölgesi amaçlarında kullanılacağı iradesine güvenilerek sorunun davaların derdest olduğu dönemde sulh yoluyla çözülmesi yoluna gidildiği, dolayısıyla taşınmazların gerçek hak sahibinin Hazine olduğunun Belediyenin de kabulünde olduğu hâlde yeniden yapılan imar uygulamaları ile taşınmazların paravan kooperatifler aracılığıyla protokole aykırı olarak Gecekondu Kanunu’nun öngördüğü şartlar dahilindeki ihtiyaç ve hak sahibi dışındaki kişilere devredildiği, bu hususun ortaya çıkması ile de protokol hükmü uyarınca saklı tuttuğu dava hakkını kullanan Hazinenin davasının haklı olduğu, Belediye tarafından protokolde belirtilen amaca uygun işlemler tesis edilip denetlemek ve bu amaçtan sapacak eylemlerin önlenmesi için gerekli tedbirler alınarak işlem yapılması gerekirken bu yerlerin rant aracı hâline gelmesi ve taşınmazların belli kişiler elinde toplanmasına neden olacak biçimde işlemler yapıldığı, yapılan işlemlerin geçerli bir karara dayanmıyor olmasının sonucu değiştirmeyeceği, asli müdahil Hazinenin mülkiyet hakkına ve tarafların sözleşme iradesine aykırı durumu hukukun korumaması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın geldi parsellerinin asli müdahil Hazinenin yapmış olduğu işlemler neticesinde usul ve yasaya uygun olarak müvekkili Belediye adına tescil edildiğini, asli müdahil Hazinenin taşınmaz ile hukuki bağının kalmadığını, taşınmazın müvekkili Belediyenin mülkiyetinden sahte belediye encümen kararına dayalı olarak yolsuz işlemler ile çıktığını, sahtecilik eyleminin müvekkili Belediyenin tasarrufu olmadığını, yapılan işlem yok hükmünde olup hiçbir şekilde belediyenin iradesini yansıtmadığını, söz konusu sahtecilik işlemleri ile ilgili kişiler hakkında ceza davaları açıldığı ve mahkumiyet kararları verildiğini, yöneticilerin kişisel suç ve kusurlarından dolayı müvekkil Belediyenin hukuken sorumlu tutulmasının adalet ve hakkaniyet duygusu ile de bağdaşmadığını, emsal nitelikte müvekkili Belediye lehine verilmiş ve kesinleşmiş kararların yargılama aşamasında sunulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların geldisinin Hazine ile ilgisinin olmadığını, Hazine zararının bulunmadığını, davalının kooperatif üyesi olması nedeniyle adına tahsis yapıldığını, davalıya ait payın ilk sahibinin dava dışı ... Evler Kooperatifi olduğunu, anılan Kooperatif hakkında ise açılmış bir dava bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2025 tarih, 2024/1-123 Esas, 2025/241 Karar sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin direnme hükmüne yönelik temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine; davacının temyiz itirazları yönünden ise Belediye ile Hazine arasında düzenlenen protokol kapsamında Belediyeye satışı gerçekleştirilen taşınmazın Gecekondu Kanunu’nun öngördüğü şartlar çerçevesinde ihtiyaç ve hak sahibi kişiler yerine sahte belediye encümen kararları gereğince davalı Kooperatife yapılan satış işleminin TMK'nın 1025. maddesinde düzenlenen yolsuz tescil niteliğinde olduğu, çekişmeli taşınmazın davalı Kooperatif tarafından yapılan devirler ve imar uygulaması ile tahsis sonucu 11/9600 hisse maliki olan davalı ...’ın da davalı Kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğu gözetildiğinde ilk el durumundaki kooperatif adına oluşan sicil kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu bilen kişi konumunda olduğu anlaşıldığından TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı, kaldı ki bu tescilin yolsuz olduğu konusunda verilen hükmün Özel Dairenin kabulünde olduğu ve uyuşmazlık dışı kaldığı, tüm bu yolsuz tescil işlemlerinin Belediyeyi temsile yetkili kişiler eliyle gerçekleştirildiği ve bu yolsuzluk eylemlerinin çekişmeli taşınmazın Belediye tarafından Hazinenin taşınmazı devir amacı dışında kullandığının kabulü için yeterli olduğu, devir amacı dışında kullanıldığı ve devir amacına aykırı olarak üçüncü kişilere satıldığı tespit edilen eldeki taşınmaz yönünden Hazinenin protokol kapsamında yer alan geri alım davası açma hakkını eldeki dava ile kullandığı, bu durumda Hazinenin mülkiyet hakkına ve tarafların protokol iradelerine aykırı durumun hukuken korunmasına imkân bulunmadığından taşınmazın Hazineye dönmesi gerektiği, görüşmeler sırasında dava konusu taşınmazın geldisini oluşturan bir kısım taşınmazların protokol ve ek protokol kapsamında yer almadıkları ve Hazinenin bu taşınmazların maliki olmadığı, bu parsellerden 23 47... sayılı parsele giden kısımlar itibariyle asli müdahil Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle direnme kararının ilaveli gerekçe ile bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de Kurul çoğunluğu tarafından bu görüşün benimsenmediği, direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2017 kararını istinaf etmeyen ve Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli kararını temyiz etmeyen davalı ... vekilinin temyize konu Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin hükme yönelik temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmektedir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 23 47... parsel sayılı taşınmazın 03.12.1999 tarihinde imar uygulaması ile oluştuğu, geldilerinin 22 90... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar oldukları, 22 90... sayılı parselin de 07.04.1999 tarihinde 19 90... sayılı parselde yapılan imar uygulamasıyla meydana getirildiği; 19 90... parsel sayılı taşınmazın ise ihdastan 10.02.1999 tarihinde şuyulandırmayla ... Belediyesi adına tescil edilip 09.03.1999 tarihinde satış suretiyle davalı Kooperatife temlik edildiği; 07.04.1999 tarihinde imar düzenlemesiyle oluşturulan 22 90... sayılı parselin geldilerinin ise 19 90... , 15 30... , 20 30... , 3, 4, 5 ve 22 10... parseller olduğu; 19 90... sayılı parselin, 05.12.1997 tarihinde imar uygulaması ile 15 37... ve 8 parsellerinden oluşturulduğu; 15 37... ve 8 sayılı imar parsellerinin de ihdastan 11.08.1997 tarihinde şuyulandırmayla ... Belediyesi adına tescil edilip 13.08.1997 tarihinde satış suretiyle davalı Kooperatife devredildikleri anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine,
Davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 556,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı Belediyeden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.