Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1617 E. 2025/1946 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1617
- Karar No
- 2025/1946
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/95 E., 2023/155 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; ... ili, Dulkadiroğlu ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan yaklaşık 3.000 m2'lik taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakıldığını, oysa taşınmazı önceki zilyedi Hanefi Karasu'dan satın alarak 24 yılı aşkın zamandır imar ihya edilip bağ ve meyve bahçesi olarak kullandığını ileri sürerek taşınmazların adlarına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.07.2014 tarihli ve 2012/157 Esas 2014/468 Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 28.04.2014 tarihli rapora ekli krokide (A) ile gösterilen 2.216,20 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yasal hasım olan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkili sağlanması, TMK’nın 713/4. ve 5. maddeleri uyarınca yasal ilanların yapılması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemenin 26.09.2017 tarihli ve 2016/412 Esas, 20187/212 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 28.04.2014 tarihli rapora ekli krokide (A) ile gösterilen 2.216,20 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı, taşınmazın başında yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az 3 adet hava fotoğrafları ile ortofoto ve uydu fotoğraflarının getirilerek incelenmesi, taşınmaz bölümlerinin imar-ihya gerektirip gerektirmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise başlangıç ve tamamlanma tarihlerinin belirlenmesi, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünün belirlenmesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 2.175,02 m2 taşınmazın bağ ve bahçesi vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olmadığını, tahmini verilere dayandığını, harita bilirkişi raporunda taşınmazın 1990'lı yılların başında meyve bahçesi olarak kullanılmaya başlandığı belirtilmişse de 1999 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında meyve bahçesi olduğunun görüldüğünü, başka yıllara ilişkin hava fotoğrafı bulunmadığını, bu nedenle imar ihya tarihinin net bir şekilde 1990'lı yılların başında olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 1970 yılında ... ili, Dulkadiroğlu ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın tescil harici bırakıldığı, hangi nedenle tescil harici bırakıldığının belirlenemediği anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.