Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3965 E. 2025/2990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3965
Karar No
2025/2990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/601 E., 2024/309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keles Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/20 E., 2021/111 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; duruşma isteğinin değerden reddine karar verilip kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... dava dilekçesinde; Bursa ili, Keles ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 193 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1/3'er payla kendisi, ... ... ve davalı ... adına tescil edildiğini, taşınmazın babaları...’den geldiğini, beş kardeşin aralarında yaptığı harici ve rızai taksimde 1/2 hisseyle ... ... ve kendisine isabet ettiğini, taşınmazın 20 senedir taksime uygun şekilde kullanıldığını, davalı ...'ın...'in mirasçısı dahi olmadığını, annesi ve babaannesinin de bu parsel ile ilgisinin olmadığını, davalının annesi ...'ın bu yere karşılık başka yerlerdeki parsellerden hakkını aldığını ve aldığı yerleri ... isimli kişiye, yine ... mevkiindeki bir parça yeri de ... adlı kişiye sattığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 1/3 hissenin tapusunun iptali ile taşınmazın 1/2'şer payla kendisi ve ... ... adına tescilini talep etmiştir. Asli müdahil ... 25.04.2019 tarihli dilekçesinde; davaya konu taşınmazın...’den kalmış olup vefatıyla beş kardeşin 20 yıl önce yaptığı taksim sonucunda davacı ... ile kendisi adına isabet ettiğini, davalının annesi ve babaannesinin bu parsele karşılık başka yerlerden hisse aldığını ve bunlardan bir kısmını ..., ... mevkiindeki bir parseli de tespitten önce ... isimli kişilere sattığını, davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı ⅓ payın iptaliyle tapunun 1/2'şer payla kendisi ve davacı ... adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; ... ...'in vefatından sonra 5 mirasçının taşınmazları taksim ettiği iddiasının doğru olmadığını, ... ...'in 1990 yılında dava konusu taşınmazı sözlü olarak kızlarına verdiğini, taşınmazın hisseli olması nedeniyle kendilerinin bu tarlayı akrabalarının ekip biçmesine göz yumduklarını, 2010 yılında yapılan tespitte de bu yönde beyanda bulunulduğunu, annesi ...'in bilirkişiye tespitin kendisi değil oğlu adına yapılmasını istediğini bildirdiğini, tespitin üzerinden 8 yıl geçtiğini, ...’e satıldığı bildirilen yerin dedesi ...'den babaannesi ...'a intikal edip kendi adına tescil edilen yer olduğunu, ...’e ise hiçbir taşınmaz satmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2018/20 Esas 2019/269 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın öncesinde tarafların ortak mirasbırakanına ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre ortak mirasbırakan...'in ölümünden sonra mirasçıların taksim sözleşmesi yaptıkları hususunun tanık ve yerel bilirkişi beyanlarıyla sabit olduğu, beyanlarda taşınmazın ... ile ...'a bırakıldığı ve taşınmazı ...'un eşinin ekip biçtiğinin bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/3 payın iptali ile 1/2 pay oranıyla davacı ... ve asli müdahil ... adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, davacı ve asli müdahilin bildirdikleri tanıklar ..., ... ve ...'in dinlenmediği, taşınmazın ...'ten kaldığının tarafların kabulünde olduğu, ispat yükünün taksime dayanan davacı ve asli müdahile ait olduğu, taşınmazın taksimen 1/2 paylı olarak kendilerine kaldığını iddia eden davacıların yazılı bir taksim sözleşmesi sunmadıkları, taksimin tanık dahil her türlü delille ispatlanması mümkünse de davacıların tüm tanıklarının dinlenmediği, keşif sırasında dinlenen ...'in aynı zamanda tespit bilirkişisi olduğu anlaşıldığı halde beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, öte yandan tarafların beyanlarından anlaşılan Keles Kadastro Mahkemesinin 1995/52, 2010/76 ve 2010/81 esas sayılı dosyalarının incelenmediği, anılan dosyaların mirasbırakan ... ve kök mirasbırakan ...'in terekesinin taksimine ilişkin taraflar açısından kesinleşmiş hususlar içerebileceği, yine taşınmazın kullanım durumu konusunda olaylara dayalı ve ayrıntılı beyanlar alınmadığı, taksimen davalının annesine kalan ve 3. kişilere sattığı taşınmazların belirlenmediği, gerekirse bu taşınmazlar hakkında da keşif yapılarak taşınmazların taraf mirasbırakanlarından kalan yerler olup olmadığı ve ne şekilde 3. kişiler adına tespit edildiğinin araştırılmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın öncesinde ... ...'e ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, tespit bilirkişisi ...'in önceki beyanında tespit esnasında taşınmaz başında bulunmadığından ne şekilde işlem yapıldığını bilmediğini beyan ettiği, kaldırma ilamından sonra dinlenen mahalli bilirkişilerin miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıları arasında taksim yapıldığını bildikleri ancak hangi taşınmazın kime kaldığı konusunda bilgilerinin olmadığı, taşınmazı davacı ile eşinin ekip biçtiğini beyan ettikleri, yerel bilirkişi ...'in dava konusu yerin davacı ve asli müdahile kaldığını duyduğu, mirasçı olan tanık ...'in yapılan taksim sonucunda davaya konu yerin davacı ve asli müdahile eşit hisselerle verildiğini, diğer kardeş...'e Karşıyaka mevkinde kiraz bahçesi verildiğini, ... veya oğlunun kiraz bahçesini ...'e sattığını, babaları öldükten sonra taşınmazı ...'un kendisi ve kardeşi ... adına ekip biçtiğini beyan ettiği, tüm dosya kapsamına göre...'in 04.05.1991 tarihinde vefat etmesinden sonra mirasının taksim edildiği, yerel bilirkişi ... ve tanık ...'in net beyanları ile mirasçılar arasında yapılan taksim sonucunda taşınmazın davacı ve asli müdahile bırakıldığı, davalının annesi ...'a aynı mevkide 194 ada 6 parselin bırakıldığı, bu parselin önce davalının annesi adına, itiraz üzerine davalı adına tespit edildiği ve ...’e satıldığı, dinlenen tanıkların bu hususu doğruladığı, Keles Kadastro Mahkemesinin 2010/76 esas sayılı dosyasında... öldükten sonra çocukları arasında taksim yapıldığı ve taksimin yapıldığı tarihten itibaren 15-20 yıldır taşınmazların taksime göre kullanıldığı, uzun süreli kullanımın taksime karine teşkil ettiği, ...'ın kendisine kalan yerleri satmasının taksime rızası olduğunu gösterdiği, bu suretle ... mirasçıları arasında yapılan taksimin geçerli görüldüğünün kabul edildiği, kararın düzelterek onama ile kesinleştiği, miras bırakanın mirasının taksimine ilişkin kabulünün Kadastro Mahkemesi kararıyla kesinleşmiş olduğu, bu suretle ... mirasçıları arasında geçerli şekilde mirasın taksim edildiği ve taksim sonucunda davaya konu taşınmazın davacı ve asli müdahile bırakıldığı, babaları öldükten sonra taşınmazın kendi adına ve asli müdahili temsilen davacı ve eşi tarafından uzun yıllar kullanıldığı, davalının annesi ...'a taksimen bırakılan taşınmazların ise satıldığı, taksimin bozulmadığı gerekçesiyle asıl dava ve asli müdahale davasının kabulüne, davaya konu 193 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 1/3 payının tapusunun iptali ile iptal edilen 1/3 payın 1/2'sinin davacı ..., 1/2'sinin asli müdahil ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece eksik dosya ve belgeler tamamlandıktan sonra dinlenmeyen taraf tanıklarının ve yerel bilirkişilerin taksime ilişkin ayrıntılı beyanlarının alındığı, toplanan delillere göre davaya konu taşınmazın öncesinde miras bırakan...'e ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taksimin varlığını ortaya koyan beyanların daha ağırlıkta olduğu, yine Keles Kadastro Mahkemesinin 2010/76 esaslı dosyasında mirasbırakan... öldükten sonra çocukları arasında taksim yapıldığının ve taksimin yapıldığı tarihten itibaren 15-20 yıldır taksimen taşınmazlar kime verildiyse o kişi tarafından kullanıldığının ortada olduğu, hatta ...'ın kendisine kalan yerleri satmasının taksime rızasının olduğunu da gösterdiği, bu suretle miras bırakan ... mirasçıları arasında yapılan taksimlerin geçerli görüldüğünün kabul edildiği, Kadastro Mahkemesi kararının düzelterek onama ile 14.11.2014 tarihinde kesinleştiği, bu suretle... mirasçıları arasında geçerli şekilde mirasın taksim edildiği, yapılan taksim işlemi sonucunda davaya konu taşınmazın davacı ve asli müdahile bırakıldığı, miras bırakan öldükten sonra taşınmazın kendi adına ve asli müdahili temsilen davacı ve eşi tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro tespitine itiraz mı yoksa zilyetliğe dayalı tescil talebi mi olduğunun aydınlatılması gerektiğini, kadastro tespitine itiraz davası yönünden Mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, taşınmazın...’den intikal ettiğinin tartışmasız olduğunu, taraflar arasında yazılı bir taksim sözleşmesi bulunmadığını, Mahkemece sözlü taksimin bulunduğunun varsayıldığını, mirasçı ...'in kaldırma öncesi beyanında taksim esnasında ...’ın gelmediğini beyan ettiğini, dinlenen yerel bilirkişilerin tarafların ne şekilde taksim yaptığını bilmediklerini beyan ettiklerini, taşınmazda davalı hissesine düşen kısımda herhangi bir tarımsal faaliyet gerçekleşmediğini, davalının sağ olan annesi...'in beyanının alınmadığını, ...'in katılmamasının sözleşmenin kurulmasına engel olduğunu, taşınmazın her 3 mirasçıya eşit olarak paylaştırıldığını, taraflara intikal eden 20'den fazla taşınmazın tapu kayıtları celp edilerek terekenin tespit edilmediğini, üçüncü şahsa satıldığı iddia edilen taşınmazın hangi kök mirasçıdan intikal ettiğinin araştırılmadığını, taşınmazda davalının da uzun süredir tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin çiftçi kayıt belgelerinin göz ardı edildiğini, tapulu taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını, davanın kanıtlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak miras bırakanı...'in 1991 tarihinde ölümüyle geriye davacı ve asli müdahil olan çocukları ... ve ... ile dava dışı çocukları ..., ... ve ...'in kaldığı, davalı ...'ın ... çocuklarından ...'ın oğlu olduğu, davaya konu 193 ada 12 parsel sayılı 7.257,37 m² yüzölçümündeki taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 06.05.2010 tarihinde 1/3'er payla davacı ..., asli müdahil ... ve davalı ... adına tespit edildiği, tespitin 12.08.2010 tarihinde kesinleştiği, davanın 02.03.2018 tarihinde miras yoluyla gelen hak, rızai taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.478,76 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3965, K. 2025/2990, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3965-e-2025-2990-k-e1727838830e