Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3191 E. 2025/2688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3191
Karar No
2025/2688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/696 E., 2024/723 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2024/60 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat .... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Denizbank Anonim Şirketine borcu nedeniyle taşınmazlarının haczedildiğini, icra yoluyla satış sonucunda davacının taşınmazının 307.500,00 TL bedelle davalıya satış suretiyle devredildiğini, davalıya devredilen taşınmazın davacının haline münasip evi olması nedeniyle davalıyla anlaşıp taşınmazın bedeli mukabilinde iadesini talep ettiğini, davacının davalının hesabına gönderdiği 400.000,00 TL bedelin, iki ayrı seferde olmak üzere toplam 333.897,00 TL'sinin davacıya iade edilmediğini, dava konusu 1908 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davacının haline münasip evi olması, aşkın haciz uygulanması, kıymet takdir raporunun usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmemesi, davacıya 103 davetiyesinin gönderilmemesi nedeniyle davalıya yapılan devrin yolsuz tescil teşkil ettiğini, ihalenin yolsuz şekilde yapılması nedeniyle tescilin yolsuz olduğunu, bu talebin genel mahkemelerde incelenebileceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde alacak talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının İcra Mahkemesinde görülen şikayet ya da ihalenin feshi davasında incelenebileceğini, davalının icra takibiyle ilgili kısımları bilmediğini, taşınmazın satışa çıkarılmasından sonra taşınmazı satın aldığını, bu nedenle davalının iyi niyetli olduğunu, davacının haczedilmezlik iddiasının bu davada dinlenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının borcu nedeniyle davaya konu taşınmazın cebri icra yolu ile davalıya satıldığı, davacının yolsuz tescile dayanak olarak gösterdiği sebeplerin ihalenin feshi davasında ileri sürülmesi gereken sebepler olduğu ancak davacının süresinde ihalenin feshine yönelik icra mahkemelerinde dava açmadığı, bu haliyle ihalenin feshinin konusunu oluşturan sebeplerin eldeki davada ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına uymadığı ve davalının Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi kapsamında ediniminin korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihale alıcısının taşınmazı almasına dayanak olan ihalenin feshine karar verilmesi halinde ihale alıcısı yönünden temlikin yolsuz hale geleceği ancak eldeki davada ihalenin feshine yönelik açılan ve kabul edilen bir dava bulunmadığı, davalı ...'ın icra takip alacaklısı olmayıp ihale alıcısı ilk el olarak taşınmazı edindiğinden icra takip dosyasındaki usulsüzlük iddiasına ilişkin davalı ...'tan sadır olmuş bir işlem ve eyleme yönelik iddia ve delil bulunmadığı, davalı ... iyiniyetli olup Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması gerektiğinden Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacının haline münasip evi olması nedeniyle haczedilmesinin mümkün olmadığını, davacının icra borcuyla uygulanan haciz arasında fahiş fark olduğunu, icra dosyasında bulunan diğer usulsüzlükler nedeniyle davalıya yapılan ihalenin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle tescilin de yolsuz olduğunu, malikin genel mahkemelerde her zaman yolsuz tescil davası açabileceğini, diğer yandan ihaleyle taşınmazı satın alan kişinin üçüncü kişi olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Sakarya 1. İcra Dairesinin 2019/6340 Esas sayılı icra dosyasında 10.06.2019 tarihinde alacaklı Denizbank A.Ş. tarafından 5.159,17 TL üzerinden davacı borçlu aleyhine takip talebinde bulunulduğu, takibin ilamsız takip olduğu, takibin kesinleşmesi üzerine davacıya ait dava konusu 1908 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 27.09.2021 tarihinde yapılan ihale sonucunda icra dosyasında alacaklı sıfatı bulunmayan davalı ...'a 307.500,00 TL bedelle ihale alıcısı olarak ihale edildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz eden davacının adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiş olup temyiz karar harcı yatırmadığından, aşağıda yazılı 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3191, K. 2025/2688, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3191-e-2025-2688-k-08fe2edac8be