Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2021/8262 E. 2022/8424 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8262
Karar No
2022/8424
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : AYVACIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, Çanakkale ili, .... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 148 ada 36 parsel sayılı taşınmazın 3/8 payına kendisi, 5/8 payına annesinin malik olduğunu, taşınmazın tamamının kök muris dedesi .... tarafından köy senedi ile kendisine bırakıldığını ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli ve 2017/236 E., 2018/251 K. sayılı kararıyla; davacının iddiasının kadastrodan önceki sebeplere dayalı olduğu, dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosunun kesinleşme tarihinin 02.08.2002, dava tarihinin 02.10.2017 olduğu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, müvekkilinin davayı açmadan bir ay kadar önce çekişme konusu taşınmazın kendisine hibe edildiğine dair köy senedi bulduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında davalı annesinin açtığı Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/251 E., 1975/41 K. sayılı dosyasında paylı olarak tescil kararı verildiğini, davalının kötü niyetli olarak köy senedindeki hibeye aykırı olarak taşınmazın paylı tescilini sağladığını, davada kadastro öncesi nedene dayanmadıklarını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/1647 Esas, 2021/929 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu tutanağının 02.08.2002 tarihinde kesinleştiği ve bu halde tespitin kesinleştiği 02.08.2002 tarihi ile davanın açıldığı 03.10.2017 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, gerekçesiyle, istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri Davacı vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilerek, mülkiyete ilişkin talepler yönünden hak düşürücü süre öngörülmüş olup, söz konusu Yasa maddesindeki hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilecektir. 3.3. Değerlendirme Somut olayda, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği 02.08.2002 tarihi ile davanın açıldığı 03.10.2017 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin geçtiği açık olup, dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde olmasına, kararın dayanağı olan (V/3.2) no.lu paragraftaki yasal ve hukuksal gerektirici nedenlere göre, Bölge Adliye Mahkemesince, (IV/3) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. VI. SONUÇ: Açıklanan nedenle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/8262, K. 2022/8424, T. 22.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2021-8262-e-2022-8424-k-d80a52dd098e