Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2019/177 E. 2022/7540 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/177
Karar No
2022/7540
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12/10/2018 tarihli ve 2018/452 Esas, 2018/683 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili, mülkiyeti Belediyeye ait 3225 parsel sayılı taşınmazın, davalıların hileli ve usulsüz biçimde yaptıkları icra takibi sonucunda gerçekleştirilen ihale ile davalı ... adına tescilinin sağlandığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, icra takibi ve ihalenin usulüne uygun yapılıp kesinleştiğini, iddiaların yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31/12/2004 tarihli ve 2004/705 E., 2004/634 K. sayılı kararı ile, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairenin 02/05/2005 tarihli ve 2005/4765 E., 2005/5422 K. sayılı kararı ile, ''...özellikle dava dilekçesi içeriğinden; davacı Belediyenin, kayden maliki bulunduğu taşınmazların Belediye borcundan dolayı icra takibine konu edildiğini, ihalenin usulsüz işlemlerle kesinleştiğini ve bu yolla mülkiyetin davalıya geçirildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.Dava sicile yönelik olup, davada kaydın iptali istenilmiştir. İstek, sonucu bakımından yolsuz tescil olgusuna dayanmaktadır...Hal böyle olunca; işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken davanın görev yönünden reddedilmiş olması doğru değildir...'' 3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16/10/2014 tarihli ve 2005/278 E., 2014/409 K. sayılı kararı ile, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 5. İkinci Bozma Kararı Dairenin 17/05/2018 tarihli ve 2015/8201 E., 2018/10331 K. sayılı kararı ile “ Davacı belediyenin de kabulünde olduğu üzere;çekişmeli taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporu tebligatının belediyeye 29.08.2003 tarihinde tebliğ edildiği sabittir. Tüm bu açıklamalar ile somut delil ve olgular birlikte değerlendirildiğinde; ihalede usulsüzlük yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Kaldı ki, davalı ... ile diğer davalı ...'in de aralarında bulunduğu şahıslar hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçundan kamu davası açılmış ise de;Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2008 tarihli ve 2006/285 E., 2008/57 K. sayılı kararıyla atılı suçtan her iki davalının da beraatlerine karar verilmiştir. Ayrıca, davacı ... aleyhindeki genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi 2 adet faturaya dayalı başlatılmış olup; borçlu Belediye borcu olmadığına dair menfi tespit davası da açmamıştır. Belirtilen durum karşısında;davacının,iddiasını kanıtladığı söylenemez. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, davanın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur. 6. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar Mahkemenin 12/10/2018 tarihli ve 2018/452 E., 2018/683 K. sayılı kararı ile hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. 7. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Temyiz Nedenleri Davacı vekili, iddialarını ispatladıkları halde davanın reddine karar verildiğini, taşınmazın kısa sürede el değiştirmesinin ve bedeller arasındaki değer farkının muvazaanın kanıtı olduğunu, davacı Belediyenin eski çalışanı öldüğü için hakkındaki ceza davasının düştüğünü, taşınmazın kamuya tahsis edilen alanda yer aldığını bu hususun Mahkemece gözönünde bulundurulmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 9. Gerekçe 9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 9.2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur. 9.3. Değerlendirme Dosyadaki delillere göre yapılan inceleme sonucunda (IV/5.) no.lu paragrafta belirtilen bozma kararına uyularak yapılan yargılamada aynı gerekçe benimsenerek (IV/6.) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. V. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya, bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 44,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/177, K. 2022/7540, T. 16.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2019-177-e-2022-7540-k-3465fbd1580b