Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2012/2096 E. 2012/5067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/2096
- Karar No
- 2012/5067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, OLMAZSA BEDELİN TAHSİLİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası ... ...'nın kat mülkiyeti kurulu 8 nolu dairesini oğlu ...'ın alacaklılarından kurtulmak amacıyla muvazaalı olarak oğlunun boşandığı eşi olan davalı gelinine satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payı oranında tescile veya bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, eşinden boşandığı halde bakıma ihtiyacı olan miras bırakana ve onun eşine yıllarca baktığını, bakmaya devam ettiğini, aynı evde yaşadıkları için bankadan kredi alarak taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece; “...Somut olayda davalının miras bırakanın oğlunun boşandığı eski eşi olduğu, davalının Söktaş’ta işçi olarak çalıştığı, tanık olarak dinlenen miras bırakanın eşinin beyanına göre davalı gelinin oğlundan boşanmasına rağmen kayınvalidesiyle kayınpederine baktığı, onların her türlü ihtiyacıyla ilgilendiği, miras bırakanın felçli ve yatalak hasta olduğu, davacının İstanbul’da öğretmenlik yaptığı, diğer taraftan taşınmazı satın alan davalının taşınmazı satın almak amacıyla Söke Vakıflar Bankasından konut kredisi aldığı ve bu nedenle taşınmaz üzerine ipotek konulduğu, öte yandan sırf satış bedeli ile gerçek değer arasında fark bulunmuş olmasının muvazaanın tek başına kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu, hal böyle olunca, miras bırakan tarafından eski gelini olan davalıya yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı, gerçek satış olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine, Davalının, temyiz itirazına gelince; davalı taraf lehine, keşifte belirlenen ve bozmadan önce harcı ikmal edilen 22.500.-TL değer üzerinden avukatlık parası takdir ve tayin edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden eksik avukatlık parasına hükmedilmesi doğru değil ise de, anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. fıkrasında yeralan “ Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğine 1.100.00.-TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine " Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.695,00.-TL vekalet ücretin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine " ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY'nın 438/2. (6100 sayılı HMY'nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.