Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2509 E. 2025/4177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2509
- Karar No
- 2025/4177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2017/612 (E), 2017/&18 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Hücre disiplin cezasının onaylanmasına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Muğla Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, firar etmek eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-ı maddesi uyarınca 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 12.05.2017 tarihli ve 2017/463 sayılı kararının şikâyet edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, anılan kararın onaylanmasına ilişkin Muğla İnfaz Hâkimliğinin 17.05.2017 tarihli ve 2017/612 Esas, 2017/618 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2025 tarihli ve 94660652-105-48-3879-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/47296 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/47296 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Adı geçen hükümlünün anılan ceza infaz kurumundan firar etmiş olduğu tarihin 24.03.2017 olduğu gözetilerek, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 27. maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki hali ile 5275 sayılı Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.” şeklindeki, aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.” şeklindeki ve yine aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, hükümlünün anılan ceza infaz kurumundan 24.03.2017 tarihinde firar etmesi nedeniyle, disiplin soruşturmasına en geç iki gün içerisinde başlanması gerektiği halde, 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı davranılarak, soruşturmaya 02.05.2017 tarihinde başlanıp, 03.05.2017 tarihinde muhakkik görevlendirmesi yapıldığı ve 12.05.2017 tarihinde hükümlü hakkında hücre cezası verildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın soruşturma yapıldığı gözetilerek, şikayet olmaksızın kesinleşen idari karar niteliğindeki bu disiplin cezasının kaldırılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunulması ve bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 7242 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Disiplin Soruşturması" başlıklı 47 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır" düzenlemesinin yer aldığı, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, "Soruşturma en geç yedi gün içerisinde
tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir", dördüncü fıkrasında, "savunma alınmadan disiplin cezası verilemez" yine aynı maddenin beşinci fıkrasında da, "Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır" düzenlemelerinin yer aldığı görülmektedir.
3. Hükümlünün, Açık Ceza İnfaz Kurumundan 24.03.2017 tarihinde firar ettiği, firar eylemi nedeniyle tutanak tutulduğu ve firar fişi düzenlenmesine rağmen, disiplin soruşturmasına 02.05.2017 tarihinde başlandığı ve yapılan disiplin soruşturması sonunda hücre disiplin cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
4. Somut olayda; hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde Kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukukî durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı ya da sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, Kanun'da öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 1 ay 9 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
5. Hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekmektedir. 6. Yukarıda açıklandığı gibi kanun da öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 1 ay 9 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen ve şikayet edilmeksizin kesinleşen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olması nedeniyle disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına, disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi yerine onaylanmasına dair İnfaz Hakimliğince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Muğla İnfaz Hâkimliğince verilen 17.05.2017 tarihli ve 2017/612 Esas, 2017/618 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2025 tarihinde karar verildi.