Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/1468 E. 2025/4679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1468
- Karar No
- 2025/4679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/1255 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'nün, firar etmek eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-ı maddesi gereğince 11 gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 27.06.2024 tarihli ve 2024/184 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin reddine ve disiplin cezasının onanmasına ilişkin Aydın İnfaz Hâkimliğinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/5296 Esas, 2024/5620 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.07.2024 tarihli, ve 2024/1255 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.02.2025 tarihli ve 94660652-105-09-37893-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve 2025/17885 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve 2025/17885 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.” şeklindeki, aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan “Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir. .” şeklindeki ve yine aynı maddenin 5.fıkrasında yer alan “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır...” şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.01.2023 tarihli ve 2023/24 Esas, 2023/134 Karar sayılı ilâmında, "...hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde Kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukukî durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı ya da sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, Kanun'da öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 4 ay 18 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla,..." şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, Belirtilen sürelere ve usullere uyularak disiplin soruşturmasının yapılması ve tamamlanması gerektiği, somut olayda ise, anılan ceza infaz kurumunda iken 14.06.2024 tarihinde firar ettiğinin anlaşıldığı, aynı gün yakalanarak hakkında tutanak tutulan hükümlünün, disiplin cezasını gerektiren eyleminin öğrenilmesinden itibaren 5 gün içinde, kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanılması gerekirken 24.06.2024 tarihinde soruşturmaya başlandığı gözetilmeyerek hücreye koyma disiplin cezasının uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.10.2023 tarihli ve 2023/7895 Esas, 2023/6559 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun da öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan soruşturmanın tamamlanması nedeniyle verilen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olması nedeniyle disiplin cezasının infazına başlanamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin sadece reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca onaylanmasına karar verilmeyeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 27 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47 nci maddesinin ikinci fıkrası, “(2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
3.Hükümlünün 14.06.2024 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar ettiği ve aynı gün yakalandığı, firar eylemi ile ilgili firar fişi düzenlenen hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinin 2. Fıkrasında öngörülen emredici ve hak düşürücü süre olan en geç 5 gün içerisinde kurum en üst amirince muhakkik atanmak suretiyle disiplin soruşturmasına başlanması gerekirken 24.06.2024 tarihinde muhakkik atanmak suretiyle disiplin soruşturmasına başlandığı anlaşılmakla, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü süreye uyulmadan yapılan disiplin soruşturması sonucu verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
4. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin sadece reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, disiplin cezasının onaylanmasına dairde karar verildiği anlaşılmakla, şikayetin reddine ve disiplin cezasının onaylanmasına dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın bu nedenlerle kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.07.2024 tarihli, ve 2024/1255 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2025 tarihinde karar verildi.